1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. MÜLKİYET HAKKINA DAYALI İSTİHKAK DAVASINDA ZAMANAŞIMININ SÖZKONUSU OLAMAYACAĞI

MÜLKİYET HAKKINA DAYALI İSTİHKAK DAVASINDA ZAMANAŞIMININ SÖZKONUSU OLAMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Bedelinin tahsili ibarenin kullanılması aynen iade isteminin, başka bir deyişle ayın talebinin hukuki niteliğini etkileyip onu ortadan kaldırıcı, bölücü bir sonuç yaratıp ayrı bir istem şekline dönüştürmez. Sonuç olarak davadaki asıl istek aynen iade ve dolayısıyla mülkiyet hakkına dayalı istihkak davası olup zamanaşımı söz konusu olamayacağından mahkemece dava konusu edilen ev eşyaları yönünden işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2011/2097 K: 2011/6770 K.T.: 21.06.2011
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya iadesi-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak davanın değeri itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık, bir kısım ev ve ziynet eşyalarının aynen iadesine,mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 7.000 TL’nin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere,mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin ziynet eşyalarına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin ev eşyalarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Eşya iadesi davalarında eşyalar aynen mevcutsa, dava hakkı mülkiyete dayandığından Medeni Kanun’un 777 ve 778 (743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 701 ve 702) maddelerinde yazılı şartlar oluşmadıkça zamanaşımına uğramaz. Davadaki istek, taraflar arasındaki evlilik bağı sebebiyle davalı koca elinde kalan eşyaların aynen, mevcut değilse bedelinin tahsiline yöneliktir. İstihkak davası, malın vasıtasız zilyetliğine sahip olmayan malikin doğrudan doğruya mülkiyet hakkına dayanarak “şey” üzerindeki zilyetliği haklı bir nedene dayanmayan kimseye açtığı hak edişi belirleyen bir eda davasıdır. Davanın sonunda taşınır mallarda teslime, taşınmaz mallarda ise tahliyeye bağlanan edaya karar verilir. İstihkak davası bir ayni hak olan mülkiyete dayandığından tipik bir ayın davasıdır. O nedenle zamanaşımından söz edilemez. Bir davada dayanılan maddi olguların hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak HMUK’nun 76. maddesi gereğince hakimin doğrudan görevidir. Davada asıl talep dava konusu eşyaların aynen iadesidir. Daha sonra belirtilen “aynen olmadıkları takdirde bedelinin tahsili” ibaresi asıl talep olan aynen iadenin bir uzantısı ve ikamesi konumundadır. Bedelinin tahsili ibarenin kullanılması aynen iade isteminin, başka bir deyişle ayın talebinin hukuki niteliğini etkileyip onu ortadan kaldırıcı, bölücü bir sonuç yaratıp ayrı bir istem şekline dönüştürmez. Sonuç olarak davadaki asıl istek aynen iade ve dolayısıyla mülkiyet hakkına dayalı istihkak davası olup zamanaşımı söz konusu olamayacağından mahkemece dava konusu edilen ev eşyaları yönünden işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları