1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 19. Hukuk Dairesi
  4. MENFİ TESPİT – LEHDARA PROTESTO ZORUNLULUĞU – TAKİP HAKKININ DÜŞTÜĞÜ

MENFİ TESPİT – LEHDARA PROTESTO ZORUNLULUĞU – TAKİP HAKKININ DÜŞTÜĞÜ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davaya konu takibe dayanak senette davacının lehtar ciranta olduğu, davalının kambiyo yolu ile takip yapabilmesi için 6762 sayılı TTK’nın 690. maddesinin yollaması ile 642. maddesi uyarınca senet lehtarı olan davacıya protesto çekmesi zorunlu olduğu, aksi takdirde müracaat hakkının kaybolacağı, davalının takip yapmadan önce ödememe protestosu çektiğine dair dosyada belge bulunmadığı, davalının ödememe protestosu çekmediğinden lehtar ciranta davacıya karşı müracaat hakkının düştüğü, davalının kambiyo senedinden kaynaklanan takip hakkı düşmüş bulunduğundan davacının davaya konu senet sebebiyle davacıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş olup, usul ve yasaya uygun kararın onanması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
19. Hukuk Dairesi
E: 2016/1697 K: 2017/873 K.T.: 7.2.2017
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR: Davacı vekili, müvekkili ve aile bireyleri hakkında icra takibine konu edilen 600.000,00 TL bedelli bononun tehdit ve baskı altında alındığını, borcun kanuna aykırılık sebebiyle batıl olduğunu, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını takip konusu senedin bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 818 Sayılı BK’nın 31. Maddesinde ve TBK’nın 39. maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığı, davacının dilekçesinde belirttiği hususların gerçek olmadığı gibi müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, senedin nakden kaydı ile ihdas edildiğini, senedin ihdas nedenine aykırı iddialar ileri süren davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini savunarak davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu takibe dayanak senette davacının lehtar ciranta olduğu, davalının kambiyo yolu ile takip yapabilmesi için 6762 sayılı TTK’nın 690. maddesinin yollaması ile 642. maddesi uyarınca senet lehtarı olan davacıya protesto çekmesi zorunlu olduğu, aksi takdirde müracaat hakkının kaybolacağı, davalının takip yapmadan önce ödememe protestosu çektiğine dair dosyada belge bulunmadığı, davalının ödememe protestosu çekmediğinden lehtar ciranta davacıya karşı müracaat hakkının düştüğü, davalının kambiyo senedinden kaynaklanan takip hakkı düşmüş bulunduğundan davacının davaya konu senet sebebiyle davacıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
SONUÇ: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları