1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 21. Hukuk Dairesi
  4. MANEVİ TAZMİNATIN BÖLÜNMEZLİĞİ – MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT – İŞ KAZASI – İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET

MANEVİ TAZMİNATIN BÖLÜNMEZLİĞİ – MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT – İŞ KAZASI – İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Manevi tazminat davaları niteliği gereği bölünemez, yani davacının manevi zararını kısmi dava yoluyla talep etme imkanı yoktur. Davacının zaten derdest olan ilk manevi tazminat davası akabinde ikinci kez manevi tazminat istemesinde korumaya değer bir menfaatinin bulunduğundan söz etme imkanı bulunmamaktadır. Bu değerlendirmeden olarak, Mahkemece davacının ikinci kez açtığı manevi tazminat davası bakımından hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerekirken şimdiki gibi her iki davanın bir arada değerlendirilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
T.C.
Yargıtay
21. Hukuk Dairesi
E: 2015/5538 K: 2015/18817 K.T.: 20.10.2015
DAVA : Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 73.389,52 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/10/2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat A…. B…ile karşı taraf vekili Avukat Ö….D… geldiler. İhbar olunan adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere, temyiz edenin sıfatı ve davalı temyizinin kapsamına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, 17.02.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 2011/1212 esas sayılı asıl dava dosyasında talep olunan maddi tazminat isteminin kabulü; ile 43.389,52TL maddi tazminatın 17.02.2011 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, birleşen Bursa 8. İş Mahkemesi’nin 2012/561 esas sayılı dosyası ve Bursa 3. İş Mahkemesinin 2014/258 esas sayılı dosyalarında istenilen manevi tazminatın istemlerinin ise kısmen kabulü ile; 30.000,00TL manevi tazminatın 17.02.2011 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazla manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davaya konu zararlandırıcı olayın SGK Başkanlığı tarafından iş kazası olarak nitelendirildiği,davacının sürekli iş göremezlik oranının Kurumca %24,20 olarak belirlenirken ATK 3.İhtisas Dairesince bu oranın %21,20 olarak tespit edildiği, Mahkemenin, ATK tarafından tespit edilen maluliyet oranını dikkate alarak davayı neticelendirdiği, yargılama konusu iş kazısının oluşumunda %80 oranında davalı işverenin, %20 oranında ise davacı kazalının kusurlu olduğu, davacının aynı olay nedeniyle 07.09.2012 ve 15.04.2014 tarihlerinde aynı davalı aleyhine iki ayrı manevi tazminat davası açtığı anlaşılmıştır.
Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması ve kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K’nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Bunun yanında davanın açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı neticelerden biri de derdestliktir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanılarak daha öncesinde bir dava açılmış ve bu dava halen görülmekte ise, aynı uyuşmazlığın yeni bir dava yapılması mümkün değildir(olumsuz dava şartı). Çünkü, davacının aynı uyuşmazlık konusunda iki dava açmasında hukuken korunacak bir menfaati yoktur. Bunun yanında, ayrı ayrı açılan bu davalar mahkemelerin iş yükünü artırdığı gibi aynı konuda çelişik kararlar çıkması ihtimalini de doğurabilir. 1086 sayılı HUMK’nun 187/4 maddesinde ilk itiraz olarak belirtilen bu husus(Derdestlik) 6100 sayılı HMK’nın 114,1/ı maddesi ile dava şartı haline getirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar sonrasında somut olaya geldiğimizde, davacının aynı yaralanma olayı nedeniyle aynı davalıya karşı Bursa 8. İş Mahkemesi’nin 2012/561 Esas ve yine Bursa 3. İş Mahkemesinin 2014/258 Esas sayılı dosyaları ile iki ayrı manevi tazminat davası açtığı açıktır. Yukarıda da belirtildiği üzere manevi tazminat davaları niteliği gereği bölünemez, yani davacının manevi zararını kısmi dava yoluyla talep etme imkanı yoktur. Hal böyle olunca davacının zaten derdest olan ilk manevi tazminat davası akabinde Bursa 3. İş Mahkemesinin 2014/258 Esas sayılı dava dosyası ile ikinci kez manevi tazminat istemesinde korumaya değer bir menfaatinin bulunduğundan söz etme imkanı bulunmamaktadır. Bu değerlendirmeden olarak, Mahkemece davacının ikinci kez açtığı manevi tazminat davası bakımından hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerekirken şimdiki gibi her iki davanın bir arada değerlendirilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Davalı yararına takdir edilen 1.100.00TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 20/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları