1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 5. Ceza Dairesi
  4. MAHKEMENİN İDDİANAMEDEKİ HUKUKİ NİTELENDİRME İLE BAĞLI OLMADIĞI – İDDİANAMEDEKİ SUÇUN SORUŞTURMA İZNİ GEREKTİREN SUÇ OLMASI NEDENİYLE BAŞKA BİR ARAŞTIRMA YAPILMAKSIZIN BERAAT KARARI VERİLMEMESİ GEREKTİĞİ

MAHKEMENİN İDDİANAMEDEKİ HUKUKİ NİTELENDİRME İLE BAĞLI OLMADIĞI – İDDİANAMEDEKİ SUÇUN SORUŞTURMA İZNİ GEREKTİREN SUÇ OLMASI NEDENİYLE BAŞKA BİR ARAŞTIRMA YAPILMAKSIZIN BERAAT KARARI VERİLMEMESİ GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Sanıkların eylemlerinin ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturduğu iddiasıyla 3628 sayılı Yasa uyarınca yapılan soruşturma sonunda açılan kamu davasında suç niteliğinin değişip, eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kanısına ulaşılması halinde, 4483 sayılı yasaya göre soruşturma izni alınmasına gerek bulunmadığı ve yargılamaya devam edilmesi gerektiği, mahkemenin iddianamede yazılı hukuki nitelendirme ile bağlı bulunmadığı, değişen suç vasfına göre ek savunma hakkı vermek suretiyle hüküm tesis edilebileceği nazara alınarak objektif cezalandırma şartı olan kişi mağduriyeti, kamu zararı veya kişilere haksız menfaat sağlanması unsurlarının oluşup oluşmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma vasfında olabileceği kabul edilen sanıkların soruşturma izninin bulunmaması sebebiyle ihaleye fesat karıştırma suçundan beraatlerine ve suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
5. Ceza Dairesi
E: 2013/14908 K: 2015/17586 K.T.:
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi:
Başvurularının kapsamına göre, O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan Hazine vekilinin tüm sanıklar haklarında kurulan beraat hükümlerine, sanık M.Z. müdafiin ise vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen YCGK’nın 21/09/1999 gün ve 208/205 sayılı, 11/06/1996 tarih ve 129/137 sayılı, 02/05/1994 tarih ve 102/130 sayılı içtihatlarına göre kamu görevlileri haklarında gereksiz yere dava açılmasını önlemek ve kamu görevinin aksamadan yürütülmesini sağlamak amacıyla özel soruşturma yöntemine tabi tutuldukları, suçun niteliğini belirleme yetkisinin soruşturma ve iddianame tanzimi sırasında C.Savcısına tanınan haklardan olduğu, izin alınmadan soruşturulacak bir suçtan iddianame ile dava açılması ve kovuşturma aşamasına geçilmiş olması halinde, yeniden soruşturma aşamasına dönülmesi düşünülemeyeceği, somut olayda da sanıkların eylemlerinin ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturduğu iddiasıyla 3628 sayılı Yasa uyarınca yapılan soruşturma sonunda açılan kamu davasında suç niteliğinin değişip, eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kanısına ulaşılması halinde, 4483 sayılı Yasaya göre soruşturma izni alınmasına gerek bulunmadığı ve yargılamaya devam edilmesi gerektiği, mahkemenin iddianamede yazılı hukuki nitelendirme ile bağlı bulunmadığı, değişen suç vasfına göre ek savunma hakkı vermek suretiyle hüküm tesis edilebileceği nazara alınarak, objektif cezalandırma şartı olan kişi mağduriyeti, kamu zararı veya kişilere haksız menfaat sağlanması unsurlarının oluşup oluşmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma vasfında olabileceği kabul edilen sanıkların soruşturma izninin bulunmaması sebebiyle ihaleye fesat karıştırma suçundan beraatlerine ve suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen M.Z. lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı, katılan Hazine vekili ve sanık M.Z. müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları