1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 11. Ceza Dairesi
  4. MAHKEME KARARININ USULSÜZ TEBLİĞİ – TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNİN İSABETSİZ OLDUĞU

MAHKEME KARARININ USULSÜZ TEBLİĞİ – TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNİN İSABETSİZ OLDUĞU

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Tebligatın geçerlilik koşullarından biri olan adreste bulunmama sebeplerini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, zabıta amir ve memurları ile ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri ve muhtardan tahkik edilerek beyanlarının tebliğ tutanağına yazılıp altının imzalatılması, imzadan kaçınma halinde de bu durumun yazılarak imzalanması gerekmekte olup; somut olayda sanığa gönderilen tebligat evrakında muhatabın adreste bulunmama nedeni gösterilmediğinden uygun bir tebligat bulunmadığı cihetle, temyizin süresinde olduğunun kabulüyle talebin reddine karar verilmiştir.
T.C.
Yargıtay
11. Ceza Dairesi
E: 2011/1796 K: 2011/1755 K.T.: 30.03.2011
DAVA: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR: 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre, yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesinde gösterilmiş olup, anılan maddeye göre “adreste bulunmama sebeplerini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, zabıta amir ve memurları ile ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri ve muhtardan tahkik edilerek beyanlarının tebliğ tutanağına yazılıp altının imzalatılması, imzadan kaçınma halinde de bu durumun yazılarak imzalanması” gerekmekte olup; somut olayda sanığa gönderilen tebligat evrakında Kanun’un 21. maddesine göre muhatabın adreste bulunmama nedeni gösterilmediğinden Tebligat Kanunu’nun 21. ve Tüzüğün 28. maddelerine uygun bir tebligat bulunmadığı cihetle, temyizin süresinde olduğunun kabulüyle, yerel mahkemenin 28.10.2010 tarih, 2009/363 Esas ve 2010/159 Ek Karar sayılı temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanık hakkında asgari hadden uzaklaşarak, ceza tayin edilmesi sebebiyle kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı Kanunun 522. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5237 Sayılı Kanunun 61/1/e maddesi ve ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan, somut uygulamalı karşılaştırma yapılmadan ceza davası zamanaşımını tespit eden hükümler esas alınarak 765 Sayılı T.C.K.nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
SONUÇ: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları