1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 23. Hukuk Dairesi
  4. KOOPERATİF OLAĞAN GENEL KURUL KARARININ İPTALİ VEYA YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİ İSTEMİ – BİLANÇO AÇIĞINI KAPATMAYA YÖNELİK OLMAYAN KARAR – İPTAL KARARLARI

KOOPERATİF OLAĞAN GENEL KURUL KARARININ İPTALİ VEYA YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİ İSTEMİ – BİLANÇO AÇIĞINI KAPATMAYA YÖNELİK OLMAYAN KARAR – İPTAL KARARLARI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dava, davalı kooperatifin olağan genel kurul toplantısında alınan kararının iptali veya yoklukla malül olduğunun tespiti istemine ilişkindir. iptali istenen genel kurulun 4. gündem maddesinde alınan karar bilanço açığını kapatmaya yönelik olmadığından alınan kararın, ağırlaştırılmış nisapla değil, toplam üye sayısının 1/4’ünün altına düşmemek kaydıyla toplantıya katılan ortakların yarıdan fazlasının olumlu oyu ile kabul edilmesi yeterli olup, toplantıya toplam 28 üyeden 11’inin katıldığı ve kararın toplantıya katılan 11 üyenin oybirliğiyle alındığı anlaşılmaktadır. yokluk hali bulunmadığından ve oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları da ileri sürülmediğinden kooperatif üyesi olan davacıların davaya konu genel kurulda muhalefet şerhi bulunmaması sebebiyle iptal istemi yönünden de dava açma hakları yoktur.
T.C.
Yargıtay
23. Hukuk Dairesi
E: 2015/2561 K: 2016/1050 K.T.: 24.02.2016
DAVA : Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava, davalı kooperatifin 18.06.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4 numaralı kararının iptali veya yoklukla malül olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin 18.06.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan 4 numaralı kararın ek ödeme yükümlülüğü niteliğinde olması ve karar nisabına uyulmadan alınmış olması sebebiyle yok hükmünde olduğu gerekçesiyle kooperatif üyesi olan davacılar A. K., A. E. ve H. Y. yönünden davanın kabulüne, diğer davacılar tarafından açılan davanın ise, davacıların davalı kooperatifin üyesi olmadıkları ve davalı kooperatifin onları borçlandırıcı karar alma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, aktif husumet sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekilince, davalı kooperatifin anılan 4 numaralı kararının ek ödeme mahiyetinde olması sebebiyle 3/4 nitelikli çoğunlukla alınmadığından yoklukla malül olduğu, ayrıca içerik olarak da yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olması sebebiyle iptali gerektiği ileri sürülmüştür.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 45/2. maddesi, “Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4’ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.” hükmünü; aynı Kanun’un 51/1. maddesi ise “Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıda bir fazlasına itibar olunur” hükmünü; anasözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, “Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortaklardan genel kurula katılma hakkına sahip olanların en az 1/4’ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması gerekir. İlk toplantıda nisap temin edilmediği takdirde ikinci toplantıda nisap aranmaz.” hükmünü; 2. fıkrada ise “Genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır.” hükmünü içermektedir.
Aynı Kanun’un “Ek ödeme Yüklemi” başlıklı 31. maddesinde “Anasözleşme, ortakları ek ödemelerle yükümlendirebilir. Ancak, ek ödemelerin yalnız bilânço açıklarını kapatmada kullanılması şarttır. Ek ödeme yüklemi sınırsız olabileceği gibi, belirli miktarlarda veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabileceği” öngörülmüştür. Aynı şekilde, söz konusu Yasa’nın 52/1. maddesinde, ek ödeme ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4’ünün rızasının gerektiği düzenlenmiştir.
Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, BK’nın 19 ve 20. maddeleri hükümlerine göre mutlak butlanla batıldır. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu sebebiyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. İptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle dair kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir.
Öte yandan,1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir.
Somut olayda, iptali istenen genel kurulun 4. gündem maddesinde alınan karar bilanço açığını kapatmaya yönelik olmadığından alınan kararın, 1163 Sayılı Yasa’nın 52. maddesinde yazılı ağırlaştırılmış nisapla değil, toplam üye sayısının 1/4’ünün altına düşmemek kaydıyla toplantıya katılan ortakların yarıdan fazlasının olumlu oyu ile kabul edilmesi yeterli olup, toplantıya toplam 28 üyeden 11’inin katıldığı ve kararın toplantıya katılan 11 üyenin oybirliğiyle alındığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bilanço açığını kapatmaya yönelik olmayan bu karar, mutlak butlan ile batıl bir karar olmayıp, iptali mümkün kararlardandır. İptal davası açılabilmesi için de, 1163 Sayılı Kanun’un 53. maddesindeki koşulların yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Somut olayda, yukarda açıklandığı üzere yokluk hali bulunmadığından ve oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları da ileri sürülmediğinden kooperatif üyesi olan davacılar A. K., A. E. ve H. Y.’nin davaya konu genel kurulda muhalefet şerhi bulunmaması sebebiyle iptal istemi yönünden de dava açma hakları yoktur.
Bu durumda, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan genel kurulda alınan kararın ortaklara ek yükümlülük getirdiği ve bu sebeple nitelikli nisapla alınmadığı gerekçesiyle, yok hükmünde olduğunun tespitine dair verilen karar doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları