1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 8. Hukuk Dairesi
  4. KİŞİNİN FİKRİ VE SINAİ HAKKINA YAPILAN SALDIRI – KİŞİLİK HAKKINDA KARAR KESİNLEŞMEDEN İNFAZ EDİLEMEYECEĞİ

KİŞİNİN FİKRİ VE SINAİ HAKKINA YAPILAN SALDIRI – KİŞİLİK HAKKINDA KARAR KESİNLEŞMEDEN İNFAZ EDİLEMEYECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nce kişilik haklarına saldırı ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik olarak oluşturulan hüküm, HUMK’un 443/4.maddesi kapsamında şahsın hukukuna dair hakka tecavüz niteliğinde olduğundan, bu nitelikteki ilamlar kesinleşmeden infaz edilemeyeceği gibi, eklentisi olan yargılama giderleri ve vekalet ücreti de, kesinleşmeden takibe konulamaz. Dayanak ilamın kesinleşmesinin gerektiği Mahkemenin kabul olmasına rağmen takipten sonra ilamın kesinleştiği gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece şikayetin kabulüyle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
E: 2014/16 K: 2014/179 K.T.: 14.01.2014
DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Şikayet eden borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; borçlu hakkında yapılan ilamlı takipte, takip dayanağı ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını ve faizin fazla talep edildiğini açıklayarak, takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, dayanak ilamın 26.06.2013 tarihinde kesinleşmesi sebebiyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, şikayet eden – borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
28.11.1956 tarih ve 15/15 Sayılı ve İBK ve HGK’nın 17.3.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı gereğince; her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır.
6100 Sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan HUMK’nun 443/4. maddesine (6100 sayılı HMK m. 367/2) göre aile ve şahsın hukukuna dair ilamlar kesinleşmedikçe infaz edilemez.
Takip dayanağı olan İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/130 Esas-2013/130 Karar sayılı ilamında asıl davada faydalı modelin hükümsüzlüğüne, karşı davada ise faydalı modele tecavüze dair istemin reddine, davacı-karşı davalının zorunluluk bulunmadığı halde davalı karşı davacının ürününü kopya düzeyinde benzerlerini üretip piyasaya sürmesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu şekilde ürünün piyasaya sürülmesinin önlenilmesine karar verildiği, anılan bu ilamdaki vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili amacıyla 29.05.2013 tarihinde takip başlatıldığı ve dayanak ilamın 13.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nce kişilik haklarına saldırı ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik olarak oluşturulan hüküm, HUMK’un 443/4.maddesi kapsamında şahsın hukukuna dair hakka tecavüz niteliğinde olduğundan, bu nitelikteki ilamlar kesinleşmeden infaz edilemeyeceği gibi, eklentisi olan yargılama giderleri ve vekalet ücreti de, kesinleşmeden takibe konulamaz. Dayanak ilamın kesinleşmesinin gerektiği Mahkemenin kabul olmasına rağmen takipten sonra ilamın kesinleştiği gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece şikayetin kabulüyle takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nın 366 ve 6100 Sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK’nın 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nın 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 14.01.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verilmiştir.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları