1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 7. Ceza Dairesi
  4. KISA KARARDA YARGILAMA GİDERLERİNİN YÜKLENECEĞİ TARAFIN YAZILMAMASI – ZİNCİRLEME MENŞE ARAŞTIRMASI – ADLİ PARA CEZASININ ÖDENECEĞİ TAKSİT ARALIĞININ KARARDA BELİRTİLMEMESİ

KISA KARARDA YARGILAMA GİDERLERİNİN YÜKLENECEĞİ TARAFIN YAZILMAMASI – ZİNCİRLEME MENŞE ARAŞTIRMASI – ADLİ PARA CEZASININ ÖDENECEĞİ TAKSİT ARALIĞININ KARARDA BELİRTİLMEMESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Yerel mahkemece kısa karar açıklanırken yargılama giderlerinin kime yükletileceği yazılmamış ve bu suretle CMK’nın 324. maddesine ve  İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun; “tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükletileceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararına aykırı davranılmış ve kararın bu suretle bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
7. Ceza Dairesi
E: 2014/29709 K: 2016/8432 K.T.: 14.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep eden sanığa, dava konusu eşyanın bilirkişi tarafından belirlenen daha düşük Cif değeri esas alınarak gümrük idaresince hesaplanacak “eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, gümrük idaresince belirlenen daha yüksek Cif değeri esas alınarak hesaplanan miktarın giderilmemesi sebebiyle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, bu husus sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunduğu gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

1- Derya Gümrükleme isimli firma çalışanı Adem Mehmetoğulları talimat yoluyla Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan beyanında söz konusu kol saatlerinin A-Aras Gümrükleme isimli firmadan alınarak sanığın yetkilisi olduğu Aksoy İç ve Dış Ticaret isimli firmaya satıldığını; A-Aras Gümrükleme isimli firma yetkilisi Mehmet Hanifi Karaman ise talimat yoluyla Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan beyanında 31.08.2011 tarihli faturadaki plastik kol saatlerinin Derya Gümrükleme isimli firmaya ortağı tarafından satıldığını, bahse konu saatleri İran ülkesinden günü birlik olarak gelen şahıslardan satın aldıklarını belirtmesi karşısında, Derya Gümrükleme isimli firma yetkilisinin ve A-Aras firması yetkilisi Mehmet Hanifi Karaman’ın mahkemece ifadesi alınarak suça konu saatleri ne şekilde temin ettikleri hususunun açıklığa kavuşturulması, gerektiğinde ithale kadar inilmek suretiyle zincirleme menşe araştırmasının yapılması.
Dava konusu şalların dayanağı olduğu iddia edilen 15.09.2011 tarih ve 496805 numaralı faturayı düzenleyen … Toptan Turistik Hediyelik Eşya Ticaret ve Pazarlama Ayhan … isimli firmanın dava konusu şallara yönelik olarak 2011 yılı öncesi ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, ithale kadar İnilmek suretiyle zincirleme menşe araştırmasının tamamlanması ve ilgili gümrük idarelerinden gümrük giriş beyannameleri tüm ekleriyle birlikte getirtilip, bütün belgelerin dava konusu eşyayla birlikte konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilip menşe ve sair özellikleri itibariyle ayniyet tespiti yaptırılarak belgelerin dava konusu eşyayı temsil edip etmediği araştırıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 52/4 madde fıkrası gereğince, adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nın 52/4, maddesi hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının kararda belirtilmemesi,
3- Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı CMK’nın 324. maddesinin 2. fıkrasında “Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 26/05/1935 gün ve 111/7 sayılı “yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir” ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 02/05/1966 gün ve 4/3 sayılı “tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği, ancak mahkemece sanığın yüzüne karşı açıklanan kısa kararda sair hususların gerekçeli kararda ele alınmasına” denilerek, yargılama giderleri ile ilgili miktar ve bilhassa yükümlülüğün sanığa ait olup olmadığı hususları açıklanmadan, bunların bilahare gerekçeli kararda belirtilmesi suretiyle usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları