1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. KİRACININ ÖDEMESİ GEREKEN AİDAT BORCU – AİDAT ALACAĞI DAVASI – AİDAT BORCU

KİRACININ ÖDEMESİ GEREKEN AİDAT BORCU – AİDAT ALACAĞI DAVASI – AİDAT BORCU

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Dava, kira ve aidat alacağına ilişkindir. Davalı, savunmasında aidatın talep edilebilmesi için bu meblağların takip tarihinden önce kiralayan tarafından ödenmesi gerektiğini, kiralayanın ödemediği aidatla ilgili icra takibi yapamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur. Kiracının ödemesi gereken aidat borcu ancak kiralayan tarafından ödendiği kanıtlandığı takdirde kiracıdan istenebilir. Somut olayda, aidat bedellerinin ilgili yönetime davacı tarafından ödendiği iddia ve ispat edilmediğine göre davacının aidat alacağına dair davasının reddi gerekir.

T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2015/4298 K: 2016/1301 K.T.: 24.02.2016

DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, 52.200 TL kira ve aidat alacağı ile işlemiş faizinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 15.683,82 TL üzerinden devamına, itiraz edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmesi üzerine, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya dayanak yapılan 1.9.2009 tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı tarafından 28.11.2012 tarihinde başlatılan icra takibi ile ödenmeyen ve sözleşme gereği muaccel hale geldiği bildirilen 2012 Ekim ayı ila 2013 Eylül ayları arası 48.000-TL kira alacağı ile ödenmeyen ve sözleşme gereği muaccel hale geldiği bildirilen 2012 Ocak ayı ila 2013 Eylül ayları arası 4.200 TL aidat bedeli talep edilmiş, davalı süresinde verdiği dilekçesinde; borcu bulunmadığını belirterek itiraz etmiş, savunmasında ise aidatın talep edilebilmesi için bu meblağların takip tarihinden önce kiralayan tarafından ödenmesi gerektiğini, kiralayanın ödemediği aidatla ilgili icra takibi yapamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Kiracının ödemesi gereken aidat borcu ancak kiralayan tarafından ödendiği kanıtlandığı takdirde kiracıdan istenebilir. Somut olayda, aidat bedellerinin ilgili yönetime davacı tarafından ödendiği iddia ve ispat edilmediğine göre davacının aidat alacağına dair davasının reddi gerekirken bu durum dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 Sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’un 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları