1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. KİRA SÖZLEŞMESİNİN HAKLI FESHİ NEDENİYLE TAZMİNAT VE ÖDENMEYEN KİRA ALACAĞININ TAHSİLİ İSTEMİ – KİRACIYA 10 GÜNLÜK ÖDEME SÜRESİNİN VERİLMEMESİ NEDENİYLE GÖNDERİLEN İHTARIN SONUÇ DOĞURMAYACAĞI – FESHE DAYALI OLARAK TAZMİNAT İSTENEMEYECEĞİ

KİRA SÖZLEŞMESİNİN HAKLI FESHİ NEDENİYLE TAZMİNAT VE ÖDENMEYEN KİRA ALACAĞININ TAHSİLİ İSTEMİ – KİRACIYA 10 GÜNLÜK ÖDEME SÜRESİNİN VERİLMEMESİ NEDENİYLE GÖNDERİLEN İHTARIN SONUÇ DOĞURMAYACAĞI – FESHE DAYALI OLARAK TAZMİNAT İSTENEMEYECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davaya konu kiralananın Osmangazi Panayır Mahallesi 2311 ada 90 parsel sayılı taşınmazın 500 M2’lik kısmının mobilya ve teşhir salonu olarak kullanılmak üzere kiralandığı, sözleşmenin 5. maddesinde kiracının taşınmaza sabit tesis yapamayacağı ancak takılıp sökülebilir malzeme ile kapalı alan yapabileceği düzenlenmiştir. Davaya konu taşınmazın çatılı iş yeri değil, adi kira hükümlerine tabi iş yeri kirası olarak kabul edilmesi halinde dahi davalıya 10 günlük ödeme süresinin verilmediği anlaşılmakla davalıya gönderilen ihtar sonuç doğurmaz. Bu itibarla feshe dayalı olarak davalıdan tazminat istenemez. Bu durumda mahkemece tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2014/12717 K: 2015/8921 K.T.: 22.10.2015
DAVA : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR : Dava, haklı fesih nedeniyle tazminat ve ödenmeyen kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından faize yönelik, davalı vekili tarafından da esasa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde,davalı ile davacı idare arasında kira sözleşmesi akdedildiğini, davalının taksitleri ödememesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, kira sözleşmesinin 11. maddesi gereğince haklı fesih halinde kiracının bir yıllık cari yıl kira bedeli tutarında tazminat ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, bununla ilgili olarak davalıya tebligat gönderildiği, 2.692,00 TL cari yıl tazminatının fesih tarihi itibarıyla, 2.176,00 TL kira alacağının ise taksit vadelerinden itibaren 6183 sayılı yasanın 51. maddesinde belirtilen değişik oranlarda gecikme zammı uygulanarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir.Mahkemece,davalının kira bedeli taksitlerini ödememesi nedeniyle kira sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği, sözleşmenin 11. maddesi gereğince haklı fesih halinde kiracının cari yıl bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat ödeyeceğinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.176,00 TL kira alacağı ve 72,45 TL gecikme zammı, 2.692,00 TL cari yıl tazminatı ve 47,78 TL gecikme zammının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının hükmedilen tazminat niteliğindeki cari yıl kira bedeline ilişkin temyizine gelince; Davalı ile davacı idare arasında, 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre düzenlenen 11.10.2010 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeye konu 500 m2 arazi yıllık 2.400,00 TL bedelle, üçer aylık dönemler halinde ödenmek üzere davalıya kiraya verilmiştir. Sözleşmenin 11.maddesinde kiracının taahhüdünü sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi hallerinde 2886 sayılı Kanunun 62. maddesine göre tebligat yapmaya gerek kalmaksızın idarece feshedilerek kesin teminatının gelir kaydedileceği ve cari yıl kira bedeli tazminatının tahsil edileceği kararlaştırılmıştır. Davacı idare, 01.08.2012 olur tarihli kararı ile kiralanan taşınmazın ikinci yıl taksit kira bedellerinin kiracıya yapılan ihtarlara rağmen süresi içerisinde ödenmediği, sözleşme yapıldıktan sonra kiracının taahhüdünden vazgeçmesi veya şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi nedeniyle düzenlenen kira sözleşmesini tek yanlı feshetmiş, kiracıdan bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat alınmasına karar vermiştir. Davacı 01.11.2011 tanzim ve 03.11.2011 tebliğ tarihli ihtarnamesi ile ikinci yıl kirasının ilk taksidinin 11.11.2011 e kadar ödenmesini istemiş, 10.09.2012 tarihli yazı ile de sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle taşınmazın boş olarak teslimi davalıya bildirilmiştir. Fesih durumunda davalının tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için öncelikle feshin davacı idare yönünden haklı nedene dayanıyor olması gerekir. Kira akdinin sona erme sebeplerinden biri de kiracının temerrüdü olup kira parasının ödenmemesi veya geç ödenmesi durumunda akdin feshinin biçim ve koşulları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 315.maddesinde (818 sayılı BK.nun 260.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre, istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür.
Somut olayda davaya konu kiralananın Osmangazi Panayır Mahallesi 2311 ada 90 parsel sayılı taşınmazın 500 M2 lik kısmının mobilya ve teşhir salonu olarak kullanılmak üzere kiralandığı, sözleşmenin 5. maddesinde kiracının taşınmaza sabit tesis yapamayacağı ancak takılıp sökülebilir malzeme ile kapalı alan yapabileceği düzenlenmiştir. Davaya konu taşınmazın çatılı iş yeri değil adi kira hükümlerine tabi iş yeri kira sı olarak kabul edilmesi halinde dahi davalıya 10 günlük ödeme süresinin verilmediği anlaşılmakla davalıya gönderilen ihtar sonuç doğurmaz. Bu itibarla feshe dayalı olarak davalıdan tazminat istenemez Bu durumda mahkemece tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
3- Davacı vekilinin hükmedilen kira alacağı yönünden dava tarihinden sonra işleyecek faiz alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda işlemiş faiz yönünden hüküm kurulmuş ise de davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep etmesine rağmen mahkemece davacının dava tarihinden itibaren işleyecek faiz talebi hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamıştır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı ve davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca karşı davada verilen hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 22/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları