1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. KİRA SÖZLEŞMESİ – ADİ KEFİL HAKKINDA TAKİP – KEFİL HAKKINDA TAKİP

KİRA SÖZLEŞMESİ – ADİ KEFİL HAKKINDA TAKİP – KEFİL HAKKINDA TAKİP

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu sözleşmeyi davalı Y. Y. adi kefil olarak imzalamıştır. Adi kefil hakkında takip yapılabilmesi için B.K.’nun 486. maddesi hükmü uyarınca, kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takip yapılıp da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması veya borçlu aleyhine Türkiye’de takip yapılmasının imkansız hale gelmesi gerekir. Davada bu koşullar gerçekleşmediğine göre sözü edilen madde hükmü uyarınca kefil olan davalı Y. Y. hakkında doğrudan icra takibi yapılması ve buna dayanarak dava açılması olanaksızdır. Bu sebeple davalı kefil Y. Y. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekir.

T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2012/1389 K: 2012/2344 K.T.: 16.02.2012

 

DAVA : İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 6.000 TL asıl alacağa, 1.250 TL işlemiş faize yönelik itirazın kaldırılmasına, fazlaya dair istemin reddine, icra inkar tazminatına karar verilmesi üzerine karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- )Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- )Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince:
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 28.8.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu sözleşmeyi davalı Y. Y. adi kefil olarak imzalamıştır. Adi kefil hakkında takip yapılabilmesi için B.K.’nun 486. maddesi hükmü uyarınca, kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takip yapılıp da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması veya borçlu aleyhine Türkiye’de takip yapılmasının imkansız hale gelmesi gerekir. Davada bu koşullar gerçekleşmediğine göre sözü edilen madde hükmü uyarınca kefil olan davalı Y. Y. hakkında doğrudan icra takibi yapılması ve buna dayanarak dava açılması olanaksızdır. Bu sebeple davalı kefil Y. Y. hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, istenmesi halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları