1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. KİRA ALACAĞI İÇİN İCRA TAKİBİ – ZAMANAŞIMININ 5 YILLIK SÜREYE TABİ OLDUĞU

KİRA ALACAĞI İÇİN İCRA TAKİBİ – ZAMANAŞIMININ 5 YILLIK SÜREYE TABİ OLDUĞU

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Zamanaşımını kesen icra takibi tarihinden geriye doğru 5 yıl içerisindeki kira alacaklarının talep konusu edilebileceği nazara alınarak, zaman aşımına uğramış olan alacaklar yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken takip konusu döneme ilişkin tüm alacaklar yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2014/9777 K: 2014/12082 K.T.: 06.11.2014
Dava kira bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz kararı yerinde değildir.
2. Davalı vekilinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafından, davalı kiracı tarafına 29.05.2013 tarihinde başlatılan icra takibinde, 15.02.2007 ile 15.01.2012 arası toplam 24.000 TL asıl, 8.251,15 TL işlemiş faiz alacağının tahsili istenmiş, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı, borca itiraz ederek zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 15.02.2007 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki alacak, kira alacağıdır. Kira alacakları dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 147. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Mahkemece; zamanaşımını kesen icra takibinin tarihi olan 29.05.2013 tarihinden geriye doğru 5 yıl içerisindeki kira alacaklarının talep konusu edilebileceği nazara alınarak, zaman aşımına uğramış olan alacaklar yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken takip konusu döneme ilişkin tüm alacaklar yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 06.11.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları