1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 6. Hukuk Dairesi
  4. KESİNLEŞEN İCRA TAKİBİ NEDENİYLE KİRALANAN TAŞINMAZIN TAHLİYESİ – BORÇLU TARAFINDAN YEDİ GÜN İÇİNDE İTİRAZ EDİLMEDİĞİNDEN KİRA İLİŞKİSİNİN VE İCRA TAKİBİNE KONU MİKTARIN KESİNLEŞTİĞİ – TAHLİYE İSTEMİNİN REDDEDİLEMEYECEĞİ

KESİNLEŞEN İCRA TAKİBİ NEDENİYLE KİRALANAN TAŞINMAZIN TAHLİYESİ – BORÇLU TARAFINDAN YEDİ GÜN İÇİNDE İTİRAZ EDİLMEDİĞİNDEN KİRA İLİŞKİSİNİN VE İCRA TAKİBİNE KONU MİKTARIN KESİNLEŞTİĞİ – TAHLİYE İSTEMİNİN REDDEDİLEMEYECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 .madde hükümleri dahilinde icra müdürlüğüne bildirmediğinden takip, diğer bir ifade ile kira ilişkisi ve icra takibine konu edilen alacak miktarı kesinleşmiştir. Bu durumda kesinleşen takip üzerine yasal süre de İİK’nın 269/c maddesinde sayılan belgelerden biri ile borcun ödendiği kanıtlanamadığından borçlunun temerrüdü gerçekleşmiştir. Mahkemece tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
T.C.
Yargıtay
6. Hukuk Dairesi
E: 2015/5314 K: 2015/7163 K.T.: 14.09.2015
DAVA: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle İİK’nın 269/a maddesine dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkeme istemin reddine karar vermiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı 01/05/2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 01/07/2014 tarihinde tahliye istekli olarak başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Şubat ayı ile Temmuz ayları arası kira parasının tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dahilinde icra müdürlüğüne bildirmediğinden takip, diğer bir ifade ile kira ilişkisi ve icra takibine konu edilen alacak miktarı kesinleşmiştir. Bu durumda kesinleşen takip üzerine yasal süre de İİK’nın 269/c maddesinde sayılan belgelerden biri ile borcun ödendiği kanıtlanamadığından borçlunun temerrüdü gerçekleşmiştir. Mahkemece tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’un 428 ve İİK’nın 366. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları