1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 8. Hukuk Dairesi
  4. KATKI PAYI ALACAĞI DAVASI – ANLAŞMA PROTOKOLÜNDE MÜŞTEREK OLARAK KARARLAŞTIRILAN MALIN HUKUKİ DURUMUNUN DEĞİŞMEYECEĞİ

KATKI PAYI ALACAĞI DAVASI – ANLAŞMA PROTOKOLÜNDE MÜŞTEREK OLARAK KARARLAŞTIRILAN MALIN HUKUKİ DURUMUNUN DEĞİŞMEYECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dava konusu araç, taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınarak yarı paylı şekilde davacı ile davalı adına trafikte tescil edilmiştir. Öncelikle aracın alımında tarafların kişisel malları ile katkıda bulunup bulunmadıkları irdelenmeden her ne şekilde alınırsa alınsın taraflar serbest iradeleri ile yarı paylı şekilde adlarına tescil ettirdiklerine göre varsa haklarını diğer tarafa bağışlamış oldukları düşünülmelidir. Boşanma davasında boşanma protokolünün onaylanmasına da karar verilmiş olup bu protokolde dava konusu yapılan araçla ilgili her iki tarafın müşterek malı olduğunun taraflarca kabul edildiği, aracın satılarak tarafların hisselerini alacaklarının kararlaştırıldığı, mahkemece de onaylanan bu protokolle araçla ilgili hukuki durumun belirlendiği hatta daha sonra ortaklığın giderilmesi davasına konu edildiği anlaşılmaktadır. Araçla ilgili her iki tarafın müşterek malı olduğu belirlendiğine göre artık tarafların protokol öncesi yaptıkları katkılarını ileri sürerek birbirlerinden hak iddia etmeleri hukuken mümkün değildir. Anlaşma protokolü, mahkeme tarafından onaylanmakla boşanma kararının eki haline gelmiş olup, hukuki sonuç doğuracak hale gelmiştir. Mahkemece araçla ilgili de yapılan katkıdan bahsedilerek 9.250-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
E: 2011/4244 K: 2011/5212 K.T.: 18.10.2011
İ… ile B… aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair …. 3. Aile Mahkemesinden verilen 11.03.2011 gün ve 1022/245 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir.
Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.10.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı vekili, evlilik birliği içinde alınan ve yarı paylı olarak taraflar adına tescil edilen aracın alımında vekil edeninin evlenme öncesi aldığı kıdem tazminatı ile katkıda bulunduğunu, ayrıca evlilik içinde çekilen ve aile birliğine harcanan kredilerin boşanma tarihi sonrası ödenmesi gereken taksitlerinden dolayı davalının yarı oranda sorumluluğu olduğunu açıklayarak araç için 14.908 TL ve krediler için 12.825 TL olmak üzere toplam 27.733 TL’nin boşanma tarihi 13.3.2008 tarihinden geçerli faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, araçla ilgili boşanma protokolünde müşterek mal olduğunun belirlendiğini, buna rağmen davacının önce ortaklığın giderilmesi sonra eldeki davayı açtığını, aracın kredi ile alındığını ve bir miktarının davacının davalının hesabına havale ettiği para ile ödendiğini, çekildiği iddia edilen kredilerin ise biri hariç diğerlerinden davalının haberi bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, çekilen kredilerden doğan borcun evlilik birliğinin ihtiyaçları için yüklenen borçlar olduğu ve edinilmiş mallara ait borç gibi işleme tabi olması gerektiği, aracın alımında davacının kıdem tazminatından gelen 9.250 TL’nin de kişisel mal olarak iadesi gerektiği kanaati ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, 23.557,01 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 18.09.2004 tarihinde evlenmiş, 25.01.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 16.05.2008 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK’nın 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK’nın 202.m).
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davalı vekili tarafından çekilen kredilerden sadece birisinden vekil edeninin haberi olduğu savunulmuş ise de dosyadaki bilgi ve belgelerle, gelen banka cevaplarından davacı adına çeşitli bankalardan çekilen kredilerden davalı hesabına değişik tarihlerde havaleler yapıldığı, davacıya ait kredi kartı borçlarının ödendiği anlaşıldığına, ödenen kredi kartı borçlarının evlilik dışında yapıldığı ispat edilemediği gibi evlilik içinde yapılan kredi kartı borçlarının kural olarak aile birliği için yapılmış olduğunun kabulü gerektiğine göre davacının çektiği banka kredilerini edinilmiş mal olarak kabul edilerek boşanma dava tarihinden sonraya isabet eden ve ödenecek borç niteliğinde kabul edilen miktarın yarısından davalının sorumlu tutularak 14.307,01 TL’nin faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin çekilen kredilere yönelen temyiz itirazlarının reddi ile banka kredilerinden doğan borç sebebiyle mahkemece hükmedilen 14.307,01 TL bakımından hükmün ONANMASINA,
Davalı vekilinin araçla ilgili 9.250 TL’ye yönelen temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu … 90 plakalı araç 31.08.2005 tarihinde taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınarak yarı paylı şekilde davacı ile davalı adına trafikte tescil edilmiştir. Öncelikle aracın alımında tarafların kişisel malları ile katkıda bulunup bulunmadıkları irdelenmeden her ne şekilde alınırsa alınsın taraflar serbest iradeleri ile yarı paylı şekilde adlarına tescil ettirdiklerine göre varsa haklarını diğer tarafa bağışlamış oldukları düşünülmelidir. Diğer yandan taraflar arasındaki evliliği sona erdiren boşanma dava dosyasında 11.3.2008 tarihli boşanma protokolünün onaylanmasına da karar verilmiş olup bu protokolde dava konusu yapılan araçla ilgili her iki tarafın müşterek malı olduğunun taraflarca kabul edildiği, aracın satılarak tarafların hisselerini alacaklarının kararlaştırıldığı, mahkemece de onaylanan bu protokolle araçla ilgili hukuki durumun belirlendiği hatta daha sonra …. 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1719 Esasında kayıtlı ortaklığın giderilmesi davasına konu edildiği anlaşılmaktadır. Açıklandığı üzere araçla ilgili her iki tarafın müşterek malı olduğu belirlendiğine göre artık tarafların protokol öncesi yaptıkları katkılarını ileri sürerek birbirlerinden hak iddia etmeleri hukuken mümkün değildir. Çünkü anlaşma protokolü, mahkeme tarafından onaylanmakla boşanma kararının eki haline gelmiş olup, hukuki sonuç doğuracak hale gelmiştir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde araçla ilgili de yapılan katkıdan bahsedilerek 9.250 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün araçla ilgili hükmedilen 9.250 TL’ye ilişkin bölümünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 257,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 592,84 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları