1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLU – LEHTARIN İSMİNİN ALTINDA İMZA BULUNMADIĞI VE CİRO SİLSİLESİNİN BOZULDUĞU İDDİASI – İMZANIN ŞEKLİ KONUSUNDA KANUNDA HÜKÜM BULUNMADIĞI – İMZANIN AD VE SOYADDAN OLUŞABİLECEĞİ – KİŞİNİN İMZASININ OLUP OLMADIĞI HUSUSUNUN ARAŞTIRILMASI

KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLU – LEHTARIN İSMİNİN ALTINDA İMZA BULUNMADIĞI VE CİRO SİLSİLESİNİN BOZULDUĞU İDDİASI – İMZANIN ŞEKLİ KONUSUNDA KANUNDA HÜKÜM BULUNMADIĞI – İMZANIN AD VE SOYADDAN OLUŞABİLECEĞİ – KİŞİNİN İMZASININ OLUP OLMADIĞI HUSUSUNUN ARAŞTIRILMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: El yazısı ile atılacak imzanın şekli konusunda yasada hüküm bulunmamaktadır. Kişi, kendisine özgü belli karakterleri içeren sembolleri belirterek imza atabileceği gibi, ad ve soyadını bizzat el yazısı ile yazmak suretiyle de imza atabilir. Ancak borçlu, ad ve soyadını yazarken imza atmayı amaç edinmelidir. Takibe dayanak bononun arka yüzünde ve ilk sırada yazılı olan “N.S.” ibaresinin adı geçene ait bir imza olup olmadığı hususunun yöntemince araştırılmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2014/32833 K: 2015/4052 K.T.: 26.02.2015

DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR: Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte ( lehtar ve ciranta ) borçluların, ilk ciroda lehtarın isminin altında imza olmadığı, ciro silsilesinin bozuk olduğunu iddia ederek takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece istemin kabulüyle takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,

Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 778. maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 681. maddesi gereğince kambiyo senedi niteliğinde olan bonodaki hakkın devri ancak ciro ve teslim yolu ile mümkündür. Aynı Kanun’un 686. maddesi gereğince, bonoyu elinde bulunduran kimsenin hak sahibi olabilmesi için fiili zilyetliği yeterli olmayıp, aynı zamanda hakkını müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla tevsik etmesi gerekir. Bonoda ilk cironun lehtara ait olması zorunludur. Ciroların birbirine bağlı olması, her şeyden önce, ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkündür. İlk ciro lehtara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Ancak lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller, yetkili hamil olurlar.

818 sayılı BK’nın 14. (TBK’nın 15. ) maddesine göre ise, imzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. El yazısı ile atılacak imzanın şekli konusunda yasada hüküm bulunmamaktadır. Kişi, kendisine özgü belli karakterleri içeren sembolleri belirterek imza atabileceği gibi, ad ve soyadını bizzat el yazısı ile yazmak suretiyle de imza atabilir. Ancak borçlu, ad ve soyadını yazarken imza atmayı amaç edinmelidir.

O halde mahkemece, takibe dayanak bononun arka yüzünde ve ilk sırada yazılı olan “N.S.” ibaresinin adı geçene ait bir imza olup olmadığı hususunun yöntemince araştırılmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nın 366. ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları