1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 14. Hukuk Dairesi
  4. KADASTRO TESPİTİ – TAŞINMAZIN İFRAZ EDİLEREK VE KOMŞU TAŞINMAZA EKLENEREK İPTAL VE TESCİLE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

KADASTRO TESPİTİ – TAŞINMAZIN İFRAZ EDİLEREK VE KOMŞU TAŞINMAZA EKLENEREK İPTAL VE TESCİLE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuş ise de bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. 12.12.2012 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere kadastro tespiti sırasında bilirkişi rapor ve krokisinde ortak sınırın batısında kalan ve “B” harfi ile gösterilen kısmının davalılar adına kayıtlı 833 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 834 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
14. Hukuk Dairesi
E: 2015/10176 K: 2015/10524 K.T.: 07.11.2015
DAVA : Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.02.2011 gününde verilen dilekçeyle tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; hükmen tescil talebinin reddine, temliken tescil talebinin kabulüne dair verilen 05.03.2015 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Dava, dava dilekçesi ekindeki 03.04.1979 tarihli “anlaşma senedidir” başlıklı sözleşme gereğince, olmadığı takdirde Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 12.12.2012 tarihli 2012/13147 Esas,2012/14358 Karar sayılı ilamı ile “…. 03.04.1979 tarihli “Anlaşma Senedidir” başlıklı sözleşme gereğince davacının babası ….. ile davalıların babası ….. arasında kadastro tespiti sırasında anlaşma sağlanarak bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen ortak sınır kabul edilerek ihtilaf çözümlenmiştir. Davacı ile babası ….. bu anlaşmaya güvenerek tecavüzlü binayı inşa etmişlerdir. Her ne kadar sadece davacı … tarafından bu dava açılmış ise de, davaya konu taşınmazda davacı dışında babası ….. de 1/2 paylı malik olduğundan …..’in mirasçılarının da davacı olarak davada yer almaları gerektiği ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davacının hükmen tescil talebinin reddine, ikinci kademedeki temliken tescil talebinin kabulüne, fen bilirkişinin 28.11.2014 havale tarihli raporunda krokide (B) harfi ile gösterilen bölümde bulunan tek katlı yığma binanın 50.51 m2’lik taşkın kısmının ve inşaat halindeki binanın 47,96 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline, davacı … ve ….. mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalı … temyiz etmiştir.
1-)Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre özellikle tarafların murislerinin kadastro tespitine itiraz davası esnasında vardıkları anlaşma uyarınca depo edilen para söz konusu olmadığı halde hüküm sonucunda sehven depo edilen bedelin ödenmesine karar verilmesi ve davacıların karar başlığının 8, 9, 10 sıra numaralarında ayrıca davalı olarak gösterilmeleri maddi hatadan kaynaklanıp mahallinde düzeltilebileceğinin anlaşılmış olmasına göre davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-)Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuş ise de bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. 12.12.2012 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere kadastro tespiti sırasında bilirkişi rapor ve krokisinde ortak sınırın batısında kalan ve “B” harfi ile gösterilen kısmının davalılar adına kayıtlı 833 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 834 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1). bentte yazılı sebeplerle davalının tüm ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bent gereğince davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatıralan temyiz harcının istenmesi halinde davacı tarafa iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları