1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 8. Hukuk Dairesi
  4. İYİ NİYETLİ OLARAK TAŞINMAZA BİNA VE EKLENTİ YAPILDIĞI – BİNA DEĞERİNİN ARSA DEĞERİNDEN FAZLA OLDUĞU – TAŞINMAZIN İFRAZININ MÜMKÜN OLMASI NEDENİYLE TAŞINMAZ MALİKLERİNE ÖDENMESİ GEREKEN KARŞILIĞIN BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ

İYİ NİYETLİ OLARAK TAŞINMAZA BİNA VE EKLENTİ YAPILDIĞI – BİNA DEĞERİNİN ARSA DEĞERİNDEN FAZLA OLDUĞU – TAŞINMAZIN İFRAZININ MÜMKÜN OLMASI NEDENİYLE TAŞINMAZ MALİKLERİNE ÖDENMESİ GEREKEN KARŞILIĞIN BELİRLENMESİ GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacının iyi niyetli olarak hareket ettiği, davalıların satılan bölüm üzerine bina ve eklentilerinin yapılmasına karşı koymadıkları, bina değerinin açıkça arsa değerinden fazla olduğu, anılan maddedeki kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği anlaşıldığından, somut olguların TMK’nın 724. maddesi uyarınca değerlendirilmesi, ifrazının mümkün olduğu belediye tarafından bildirildiğinden temliken tescile konu yer ile davacının taşınmaz maliklerine ödemesi gereken karşılığın belirlenmesi ve daha sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
T.C.
Yargıtay
8. Hukuk Dairesi
E: 2015/2870 K: 2016/6069 K.T.: 05.04.2016
DAVA : … ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için … Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden kimse gelmedi. Karşı taraftan … bizzat ve … vekili Av… geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı … vekili, dava dilekçesi ve harcını yatırdığı ıslah dilekçesinde, satın alma ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak … parsel kapsamında kalan 188 m2 yerin tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde uygun bedeli mukabilinde taşınmaz bölümünün temliken müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar … ile … vekili, davanın yersiz açıldığını, taşınmazın satışının söz konusu olmadığını, yapıların ekonomik değeri bulunmadığından temliken tescil koşullarının oluşmadığını, belediye imar planında yol olarak gösterildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma sonunda davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu … parsel,10.11.1986 tarihinde tapulama yoluyla dava dışı Mustafa Gürel ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiş,1988 ve 1990 yıllarında yapılan pay satışları yoluyla paylı mülkiyet şeklinde davalılar … ve … adına tescil edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre, dava; tapu dışı satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde TMK’nun 724 ve devamı maddeleri uyarınca temliken tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, verilen davanın reddine ilişkin kararın temyizi üzerine, Dairece; tapu dışı satış yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak terditli isteklerden temliken tescil talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğine işaret edilerek bozma sevk edilmiştir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de ulaşılan sonuç dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Davacı vekili, dava dilekçesi, ıslah dilekçesi ve aşamalardaki açıklamalarında, söz konusu yerin 1987 yılında satın ve devralındığını, üzerine iyi niyetle betonarme 2 katlı ahır ve eklentilerinin yapıldığını, ağaç dikildiğini, satın alma tarihinden dava tarihine kadar müvekkili tarafından tasarruf edildiğini, davalıların muhdesatların yapımına ve kullanılmasına karşı koymadıklarını, bina değerinin arsa değerinden açıkça fazla olduğunu, uygun bir karşılık ödenmek suretiyle fiilen kullandığı yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Taşınmaz başında yapılan keşif sırasında dinlenen teknik bilirkişiler; arazi değerinin 6.300 TL, ahır, küspe deposu, taş duvar değerinin yaklaşık 20.000 TL, ağaçların ise 3.117 TL değerinde olduğunu açıklamışlar, tanıklar ise; dava konusu yerin davalı … tarafından davacıya satılarak zilyetliğinin devredildiği, davacı tarafından üzerine ahır ve eklentilerinin yapıldığı, 20 yıldan fazla süre davacı tarafından kullanıldığı, muhdesatın inşasına davalıların rıza gösterdiklerini bildirmişlerdir. Çevreli Belediye Başkanlığının 16.10.2014 tarihli karşılık yazısından da taşınmaz bölümünün ifrazında Belediye imar planları bakımından bir sakınca bulunmadığı anlaşılmaktadır.
TMK’nun 724. Maddesinde; yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa, iyi niyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebileceği açıklanmıştır.
O halde; mahkemece yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, davacının iyi niyetli olarak hareket ettiği, davalıların satılan bölüm üzerine bina ve eklentilerinin yapılmasına karşı koymadıkları, bina değerinin açıkça arsa değerinden fazla olduğu, anılan maddedeki kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği anlaşıldığından, somut olguların TMK’nun 724.maddesi uyarınca değerlendirilmesi, ifrazının mümkün olduğu belediye tarafından bildirildiğinden temliken tescile konu yer ile davacının taşınmaz maliklerine ödemesi gereken karşılığın belirlenmesi, ve daha sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Temyiz edinilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları