1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 13. Hukuk Dairesi
  4. İTİRAZIN İPTALİ – KOMİSYON SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIKLARDA GÖREV – TÜKETİCİ MAHKEMESİ

İTİRAZIN İPTALİ – KOMİSYON SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIKLARDA GÖREV – TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Davacı şirket davalıya ait fabrika binasının kiralanması husunda imzalanan sözleşme uyarınca hak kazandığı komisyon ücretinin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, kendisine ait fabrika binasının kiralanması için davacıyla sözleşme yapmış olup komisyon sözleşmesine konu olan taşınmazın niteliği göz önüne alındığında 6502 Sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Somut uyuşmazlıkta davalı, tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 Sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Eldeki davada Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında bulunmadığından mahkemenin işin esasına girerek hasıl olacak sonuca uygun karar vermesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

T.C.
Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
E: 2015/37472 K: 2016/2004 K.T.: 27.01.2016

 

DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalıya ait fabrika binasının üçüncü kişilere kiralanması husunda davalı ile komisyon sözleşmesi yaptıklarını, ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak fabrika binasını dava dışı şahsa kiraladığını davalının komisyon ücreti ödemesi gerekirken ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Tüketici Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 Sayılı Kanun’un 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Eldeki davada, davacı şirket davalıya ait fabrika binasının kiralanması husunda imzalanan sözleşme uyarınca hak kazandığı komisyon ücretinin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, kendisine ait fabrika binasının kiralanması için davacıyla sözleşme yapmış olup komisyon sözleşmesine konu olan taşınmazın niteliği gözönüne alındığında 6502 Sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Komisyon sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların da 6502 Sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı, tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 Sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Eldeki davada Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında bulunmadığından mahkemenin işin esasına girerek hasıl olacak sonuca uygun karar vermesi gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, HUMK’un 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları