1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 19. Hukuk Dairesi
  4. İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – TAKİBE SIKI SIKIYA BAĞLI DAVA – EURO ÜZERİNDEN BAŞLATILAN TAKİBİN TL ÜZERİNDEN DEVAMINA KARAR VERİLEMEYECEĞİ

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI – TAKİBE SIKI SIKIYA BAĞLI DAVA – EURO ÜZERİNDEN BAŞLATILAN TAKİBİN TL ÜZERİNDEN DEVAMINA KARAR VERİLEMEYECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dava, İİK’nın 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Bu davalar, takibe sıkı sıkıya bağlı davalardandır. Takip euro üzerinden başlatılmış olmasına rağmen, mahkemece TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
T.C.
Yargıtay
19. Hukuk Dairesi
E: 2014/19410 K: 2015/2755 K.T.: 26.02.2015
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR: Davacı vekili, müvekkili şirketçe üretilen meyve suyu ve konsantrelerin muhafazası ve şevki için davalıdan 20.8.2004 tarihinde satın alınan polietilen torbaların gizli ayıplı olduğunun Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/71 D.iş. Sayılı dosyasıyla tespit edilmesi üzerine uğranılan zararın giderilmesi için davalıya Ankara 9. Noterliği’nin 04.03.2005 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/598 E. sayılı dosyasında müvekkili şirketin uğradığı zararın giderilmesi için fazlaya dair haklar saklı tutularak davalı aleyhine açılan 10.000 Euro maddi tazminat davasında alınan 7.6.2006 ve 27.3.2008 tarihli bilirkişi heyet raporlarında müvekkili şirketin 52.454.08 Euro zararının bulunduğunun tespit edildiğini, işbu davada 8.6.2011 tarihli kararla davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi heyet raporuyla tespit edilen 52.454.08 Euro zararın tazmini için davalıya karşı başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaliyle takibin devamına. %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borç ikrarı niteliği taşımayan kısmi davada alınan bilirkişi heyet raporuyla ihtarnameye dayanılarak takip yapılamayacağı gibi işbu belgelerde belirlenen alacak miktarlarının da birbirinden farklı olduğunu, kaldı ki Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/181 E. sayılı dava dosyasında: takip dayanağı yapılan bilirkişi heyet raporunda davacı şirket için hesap edilen zarar miktarının 52.454,08 Euro olduğu ancak %50 ortak kusur neticesinde bu miktarın 26.227,04 Euro olduğunun belirtildiği halde kısmi davada kabul edilen 10.000 Euro maddi zararın mahsubuyla işbu davaya konu takipte müterafik kusur dikkate alınmaksızın 42.454.08 Euro üzerinden takipte bulunulmasının doğru olmadığını ileri sürerek, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre: davaya konu ilamsız icra takibinin kesin bir borç belgesine dayalı olmadığı, rakamsal açıdan dayanak olarak gösterilen Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/598 Esas ve 2011/293 Karar sayılı dosyasındaki 27.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda sorumlu olunan rakamın müterafik kusur sebebiyle 26.227,04 Euro olabileceğinin belirtildiği. Ankara 9. Noterliği’nin 04.03.2005 tarihli ihtarnamesinde ise davalıdan 52.454.00 Euro rakamının istendiği, oysa takip dosyasında 42.454,08 Euro’nun davalıdan istendiği, talep edilen rakamların birbirini tutmadığı, ayrıca takibin dayanağı olan ihtarnamenin kesin bir borç belgesi olmayıp itirazla sonuçlandığı, 27.03.2008 tarihli bilirkişi raporundaki rakamların da kesinleşmiş mahkeme ilamında nazara alınmadıkları, kaldı ki. icra takibinin 16.06.2011 tarihinde başlatılmasına rağmen mahkeme kararının 19 10 2011 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, yani ortada kesinleşmiş bir mahkeme ilamı bulunmaksızın, henüz derdest olan dosyanın bilirkişi raporundaki rakamlarına dayalı olarak icra takibi başlatılmasının mümkün olmadığı, icra takibinin içerik ve rakamsal olarak kesinleşmiş bir borç belgesine dayalı olmadığından ve kesinleşmiş mahkeme ilamıyla istenen zararın bu miktarda olmadığı dolayısıyla da davalının itirazlarının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine ancak davalının %40 tazminat talebinin şartları oluşmadığından davacının kötü niyeti de ispatlanamadığından bu talebin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 12.06.2013 tarih, 2012/11380 esas ve 2013/10927 karar sayılı ilamı ile:
“… Dava, davacının davalıdan satın aldığı malların ayıplı çıkmış olması sebebiyle fazlaya dair hakları saklı tutularak açılan kısmi tazminat davasında benimsenen bilirkişi kök ve ek raporlarındaki bakiye zarar miktarının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK’nın 67. maddesi gereği iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında yargılama esnasında kesinleşen Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/598 E. sayılı tazminat davasında alınan 27.03.2008 tarihli ek bilirkişi heyet raporuyla davacının zararının 52.454,08 Euro olduğu ancak müterafik kusur sebebiyle %50 indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Anılan tazminat davasında davacı fazlaya dair haklarını saklı tutarak tazminat davası açmış olup iş bu dava ise saklı tutulan 42.454,08 Euro alacak tutarının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dairemiz 19.10.2011 tarihli ve 2011/12351 E.-12903 K. sayılı kararıyla onanan Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nin anılan kısmi tazminat davasında hükme esas alınan 27.03.2008 tarihli bilirkişi ek raporu bu davada güçlü delil teşkil eder. O halde, Mahkemece olaya uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.”, Gerekçesiyle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde: 27.03.2008 tarihli uzman bilirkişi kurulu ek raporunun, bozma ilamında belirtildiği üzere “güçlü delil” teşkil ettiği. Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/598 esas sayılı dosyasının da kesinleştiği, bu ek rapor gereğince davacı G… A.Ş.’nin maddi zararı toplamının 52.454,08 Euro olarak belirlendiği, ancak % 50 indirim yapılmasının uygun görüldüğü, neticede 26.227,04 Euro’nun taraf vekillerince itiraz edilmeyen TL cinsinden meblağı 36.768,75 TL asıl alacak olarak hesaplandığı gerekçesiyle. Gaziantep 4. İcra Müdürlüğü’nün 2011/5464 Sayılı takip dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın 36.768,75 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin daha önce ödenen meblağın tekerrüre esas oluşturmamak kaydıyla icra dosyasında tenkisiyle devamına, fazlaya dair talebin reddine, % 40 tazminatın yasal şartları oluşmadığından reddine dair verilen hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Bu davalar, takibe sıkı sıkıya bağlı davalardandır. Takip euro üzerinden başlatılmış olmasına rağmen, mahkemece TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 26.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları