1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 22. Hukuk Dairesi
  4. İŞE İADE İSTEMİ – TEBLİĞ TARİHİ – HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE – FESİH BİLDİRİMİNE KARŞI İDARİ İTİRAZ YOLU ÖNGÖREN PERSONEL YÖNETMELİĞİ

İŞE İADE İSTEMİ – TEBLİĞ TARİHİ – HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE – FESİH BİLDİRİMİNE KARŞI İDARİ İTİRAZ YOLU ÖNGÖREN PERSONEL YÖNETMELİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedileceği 27.04.2009 tarihinde işçiye tebliğ edilmiş, dava ise 22.06.2009 tarihinde açılmıştır. Bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
E: 2011/14911 K: 2011/6466 K.T.: 01.12.2011
DAVA: Hüküm süresi içinde davalı Belediye avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR: Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı A… Ltd. Şti. tarafından yazılı bildirim yapılmadan sona erdirildiğini, bu şekilde 150 kişinin işine son verildiğini, asıl işverenin İsparta Belediyesi olduğunu belirterek, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespitiyle İsparta Belediye Başkanlığındaki işine iadesini veya iş akdinin sona erdirildiği tarihte çalışmakta olduğu A… Ltd. Şti’ndeki işine aynı konumuyla iadesini talep etmiştir. Davalı Belediye vekili, müvekkilinin 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 67. Maddesine dayanarak 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde hizmet alımı suretiyle diğer davalı A… Ltd. Şti ile yaptığı sözleşme gereğince, diğer davalı şirket tarafından çalıştırılan davacının bu şekilde çalışmasına dayanarak müvekkili Belediyeye ait kadroya atanmaya ve her türlü mali haklarla sosyal yardımlara hak kazanamayacağını bu sebeple davacının müvekkili Belediyede işe iade edilmesi ve bunun mali sonuçlarının Belediyeye yükletilmesinin mümkün olmadığını, 5393 Sayılı Belediye Kanununun 49. Maddesi gereğince belediyelerin çalıştıracakları personel hakkında norm kadro uygulaması getirildiğini, buna göre müvekkili Belediyenin kendi bünyesinde çalıştırabileceği personel, sayı ve nitelik olarak sınırlandığını bu sebeplerle müvekkili İsparta Belediye Başkanlığı hakkında açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı A… Ltd. Şti. vekili, şirketin İhale Kanunu uyarınca farklı kurumların açtığı ihalelere katılan ve ihaleyi kazanması durumunda ilgili kurumun temizlik hizmetini işçiler aracılığıyla sağlayan ve işveren vekili sıfatıyla hareket eden bir firma olduğunu, işveren olan İsparta Belediye Başkanlığı’nın vekili olduğunu, davacı işçinin her ne kadar müvekkil şirketin işçisi görünse de maddi gerçeklikte davalı İsparta Belediye Başkanlığı’nın işçisi olduğunu bütün haklarından davalı İsparta Belediye Başkanlığı’nın sorumlu olduğunu bu sebeplerle husumet yönünden haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının hizmet alım ihaleleriyle belediyeye ait işyerinde çalıştırıldığı,
davalılar arasındaki sözleşmenin işçi teminine dair olduğu, taşeronluk sözleşmelerinin muvazaalı bulunduğu, iş sözleşmesinin yazılı bildirim yapılmadan, geçerli sebep gösterilmeden sona erdirildiği gerekçesiyle A… Temizlik ve İlaçlama Hizmetleri Organizasyon ve Danışmanlık Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın reddine, İsparta Belediyesi açısından ise feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemiyle dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı sebebiyle rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedileceği 27.04.2009 tarihinde işçiye tebliğ edilmiş, dava ise 22.06.2009 tarihinde açılmıştır. Bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 Sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Davanın reddine,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları