1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 9. Hukuk Dairesi
  4. İŞÇİNİN ŞİRKET ALEYHİNDE FACEBOOK’TA PAYLAŞIM YAPMASI – HAKLI NEDENLE FESİH KOŞULLARININ OLUŞMADIĞI – DÜŞÜNCEYİ AÇIKLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ

İŞÇİNİN ŞİRKET ALEYHİNDE FACEBOOK’TA PAYLAŞIM YAPMASI – HAKLI NEDENLE FESİH KOŞULLARININ OLUŞMADIĞI – DÜŞÜNCEYİ AÇIKLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: İşçinin, sosyal paylaşım sitesinin üzerinde herhangi bir kişiyi hedef gösterilmeden işyeri dışında işyerine ilişkin kendisini de dahil edip yapmış olduğu eleştiri, işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafında haklı sebeple feshi hakkı doğurmaz. Bu durum 4857 sayılı yasanın 25/IId maddesine göre değil anayasının 25 ve 26 maddelerinde düşünceyi açıklama  özgürlüğü içerisinde değerlendirilmelidir. Mahkemece feshin haklı nedene dayanmadığının kabulü isabetlidir.
T.C.
Yargıtay
9. Hukuk Dairesi
E: 2015/2635 K: 2016/12272 K.T.: 23.05.2016
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin harçlığı, yakacak yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y   K A R A R I
İş sözleşmesi, kendisine ait sosyal paylaşım sitesinde şirket hakkında yazılar yazması üzerine uyarılan davacının bu şekilde işveren ve işçilerine sataşmada bulunduğu gerekçesi ile feshedilen davacı feshin haklı nedene dayanmadığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda “4857 sayılı yasanın 25/IId maddesinde; işçinin iş verene veya ailesine karşı şeref ve namusa dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da iş veren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin iş verene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih olarak kabul edildiği, davacının iş yerindeki bazı olumsuzluklar, ücret artışları ile yapılan görüşmelerdeki olumsuzluklara karşı eleştiri amaçlı sosyal paylaşım sitesinde yazılar yazdığı ancak söz konusu yazılarda her hangi bir kişiyi, her hangi bir yöneticiyi veya çalışanı hedef almadığı, düşüncelerini dile getirdiği, davacının eylemleri madde kapsamında değerlendirilmeyip, Anayasanın 25 ve 26 maddelerinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama özgürlüğü olarak değerlendirildiği, haklı feshi gerekli kılacak ağırlıkta sayılmadığı geçerli fesih olarak kabulü gerektiği” gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı kendisine ait ve sadece kendisini tanımlayan arkadaşları tarafından görülen sosyal paylaşım sitesinde, işyeri dışında işverenin uygulamalarını eleştirmiş, bu konuda uyarılması üzerine ise sözlerinin arkasında olduğunu, işyerinde kendisi dahil “adam gibi adam yok, herkes kaypak, yalaka, taklacı olmuş” gibi beyanlarda bulunmuştur. Kendisine ait sosyal paylaşım sitesini işyerinde arkadaşlarının paylaştığı anlaşılmaktadır. Bu arkadaşlarının bir kısmının hak verdiği, bir kısmının ise eleştirdiği, davacının eleştirene ise kendisinin anlaşılmadığını beyan ettiği tespit edilmiştir. İşveren doğrudan paylaşımın tarafı değildir. İşveren işçilerin şikayetçi olduğunu belirtmiş ise de bu konuda bir delil ibraz etmemiştir. Davacının kendi sosyal paylaşım sitesi arkadaşları ile sınırlıdır. Bu şekilde kendisi de dahil herke hakkında genel olarak bir takım sözler söylemesi, sataşma niteliğinde değildir. Bu söylemlerin mahkemece düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi isabetlidir. Mahkemece feshin haklı nedene dayanmadığının kabulü isabetlidir. Bu nedenle davalının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda belirtilen ilave gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.05.2016 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Davacı, sosyal paylaşım sitesi olan facebook sayfasında, “Ümraniye mağazasında içine kendimi de katarak bu mağazada bir tane ADAM gibi ADAM yok, herkes kaypak olmuş, herkes yalaka olmuş.Taklacı olmuş, bunun öbür dünyası da olacak, iki yakaları elimde olacak İNŞALLAH….” sözlerini sarfettiği, davacının bu sayfasına işyerinde çalışan bir kısım işçilerinde tanımlı olduğu, davacının bu sözleri üzerine diğer bir kısım işçilerin de yorum yapıp cevaplar yazıdıkları anlaşılmakla, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının sözlerinin, diğer çalışanları da hedef alır şekilde rencide edici olduğu, eleştiri sınırlarını aştığı, işyerindeki çalışma barışını bozduğu, sözlerinin arasına kendisini de dahil etmesinin eylemi masum kılmayacağı, eylemin 4857 sayılı Yasanın 25/II-d kapsamında sayılması için işçinin, işverenin başka işçisine sataşması yeterli olup, bu sataşmanın yüz yüze, mail yolu ile ya da sosyal paylaşım sitesi ile olmasının da sonucu değiştirmeyeceği, davalı işverenin feshinin bu nedenlere haklı nedene dayandığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan kararın bu yönden bozulması gerektiğini düşündüğümüzden, aksi yöndeki sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz. 23.05.2016
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları