1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 9. Hukuk Dairesi
  4. İŞÇİNİN HAKKINDA FETÖ/PDY TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIM VE DESTEKTEN SORUŞTURMA AÇILMASI – KAYYUM HEYETİNİN İŞ YERİNDE GÖREVE BAŞLAMASINA ENGEL OLMA – İŞÇİNİN DAVRANIŞLARI NEDENİYLE GEÇERLİ NEDENE DAYANAN FESİH

İŞÇİNİN HAKKINDA FETÖ/PDY TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIM VE DESTEKTEN SORUŞTURMA AÇILMASI – KAYYUM HEYETİNİN İŞ YERİNDE GÖREVE BAŞLAMASINA ENGEL OLMA – İŞÇİNİN DAVRANIŞLARI NEDENİYLE GEÇERLİ NEDENE DAYANAN FESİH

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mahkemece davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiği hususunun ispat edilemediği kabul edilmiştir. Dosyada yer alan iki fesih bildiriminden ilki olan davacının 20.11.2015 tarihinde tebliğ aldığı “ iş akdinin haklı sebeple sonlandırılması” başlıklı yazıda; Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 26.10.2015 tarih ve 2015/ 4104 Değişik iş sayılı kararı ile …………….Grubu’na kayyum atanması ile yeni yönetimin 28.10.2015 tarihinde mahkeme kararı uyarınca görev devralmak üzere kolluk eşliğinde şirket merkezine gittiğinde heyetin görevine başlamasına mani olması sebebiyle davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından terör örgütüne üye olmak, kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak için direnmek suçlarından soruşturma yürütülmesi nedeni ile iş akdine son verildiği belirtilmiş, ikinci fesih bildiriminde de kayyum heyetinin göreve başlamasına mani olma hususuna değinilmiştir.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun 17.03.2016 tarihli yazısında; davacının “ mahkeme kararlarına muhalefet, FETÖ/PDY terör örgütüne yardım ve destek, hakaret, tehdit ve izinsiz görüntü alma” suçlarından yürütülen soruşturmada 92. sırada şüpheli sıfatı ile yer aldığı belirtilmiştir.Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 26.10.2015 tarih ve 2015/4104 Değişik iş sayılı kararı ile Koza Holding A.Ş. ve bağlı bulunduğu şirketlere kayyum atanmasına karar verilmiş olup, davalı tarafın sunduğu fesih bildirimlerinden davacının feshe konu şekilde kayyum heyetinin görevine başlamasına engel olacak davranışta bulunmak sureti ile en azından artık iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği, iş ilişkisinin sürdürülemez hale geldiği, bu sebeple davalı işveren feshinin en azından geçerli nedene dayandığı, haklı fesih iddiasının ise ilerde açılması muhtemel ceza davasında irdelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacının davranışları sebebiyle yapılan feshin en azından geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.4857 Sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
T.C.
Yargıtay
9. Hukuk Dairesi
E: 2016/26632 K: 2016/18345 K.T.: 24.10.2016
 
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : A-) Davacı İsteminin Özeti:Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli veya haklı bir neden olmadan fesih edildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir, ayrıca fesih sırasında 4857 Sayılı Kanunu’nun 25. maddesinde yer alan usul ve şartlara aykırı davrandığını, iş akdinin usulsüz fesih edildiğini, işe iadeye karar verilmesi gerektiğini iddia etmiştir.
B-) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, 4857 Sayılı Kanunu’nun 25/2. maddesi gereğince feshin usulüne uygun olarak yapıldığını, yapılan ceza soruşturması kapsamında alınan karar gereğince şirkete Kayyum atandığını, yaşanan olaylar sebebiyle davacıya olunan güvenin sarsıldığını açıklayarak ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın öncelikle haklı nedenle, aksi takdirde geçerli sebeple ve feshin gerçekleşmesi sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
C-) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı tarafından feshin haklı sebeple yapıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.E) Gerekçe:Mahkemece davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiği hususunun ispat edilemediği kabul edilmiştir. Dosyada yer alan iki fesih bildiriminden ilki olan davacının 20.11.2015 tarihinde tebliğ aldığı “ iş akdinin haklı sebeple sonlandırılması” başlıklı yazıda; Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 26.10.2015 tarih ve 2015/ 4104 Değişik iş sayılı kararı ile …………….Grubu’na kayyum atanması ile yeni yönetimin 28.10.2015 tarihinde mahkeme kararı uyarınca görev devralmak üzere kolluk eşliğinde şirket merkezine gittiğinde heyetin görevine başlamasına mani olması sebebiyle davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından terör örgütüne üye olmak, kamu görevlisine karşı görevini yaptırmamak için direnmek suçlarından soruşturma yürütülmesi nedeni ile iş akdine son verildiği belirtilmiş, ikinci fesih bildiriminde de kayyum heyetinin göreve başlamasına mani olma hususuna değinilmiştir.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun 17.03.2016 tarihli yazısında; davacının “ mahkeme kararlarına muhalefet, FETÖ/PDY terör örgütüne yardım ve destek, hakaret, tehdit ve izinsiz görüntü alma” suçlarından yürütülen soruşturmada 92. sırada şüpheli sıfatı ile yer aldığı belirtilmiştir.Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 26.10.2015 tarih ve 2015/ 4104 Değişik iş sayılı kararı ile Koza Holding A.Ş. ve bağlı bulunduğu şirketlere kayyum atanmasına karar verilmiş olup, davalı tarafın sunduğu fesih bildirimlerinden davacının feshe konu şekilde kayyum heyetinin görevine başlamasına engel olacak davranışta bulunmak sureti ile en azından artık iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği, iş ilişkisinin sürdürülemez hale geldiği, bu sebeple davalı işveren feshinin en azından geçerli nedene dayandığı, haklı fesih iddiasının ise ilerde açılması muhtemel ceza davasında irdelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacının davranışları sebebiyle yapılan feshin en azından geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.4857 Sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,2. Davanın REDDİNE,3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 120.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.800,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde davalıya iadesine,Kesin olarak 24.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları