1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 22. Hukuk Dairesi
  4. İŞÇİLİK ALACAKLARI İSTEMİ – KENDİNE AİT ARACI ŞİRKETE KİRA VERME – İŞ MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLMASI

İŞÇİLİK ALACAKLARI İSTEMİ – KENDİNE AİT ARACI ŞİRKETE KİRA VERME – İŞ MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: Dava; işçilik alacakları istemine ilişkindir. Somut olayda, her ne kadar davalı ile davacı arasında imzalanmış olan bir iş sözleşmesi dosyaya sunulmamış ve davacının hizmet döküm cetvelinde davalı nezdinde kayıtlı bir çalışması gözükmemekte ise de; davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin konusu kiralık araç çalıştırılması işi ile ilgili olup, davalı kurum tarafından davacının aracı ile şirket adına çalıştığının tespit edildiği bildirilmiştir. Yine davalı kurum tarafından delil olarak sunulan araçların puantaj formları ile görev formlarında şoför olarak davacının ismi yazılıdır. Davacı tanığı duruşmada alınan beyanında; taşıma işi yaparken kendilerine ait araçları şirkete kiralayıp yine şirket adına iş yaptıklarını, belirli bir fatura kesmediklerini, maaş karşılığında çalıştıklarını beyan etmiştir. Kaldı ki davalı tarafından da davacı ile imzalanan bir araç kiralama sözleşmesi dosyaya sunulmamıştır. Hal böyle olunca davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin iş sözleşmesinden kaynaklandığı, bu halde iş mahkemesinin davaya bakmaya görevli olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda, davacının davaya konu yaptığı dönem içinde Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında işveren olarak gözüken işyerleri ile davalılar arasında ne tür bir ilişki olduğu belirlenerek davacının çalışma süresi net olarak tespit edilmeli ve taraf delilleri toplanarak soncuna göre karar verilmesi gerekir.

T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
E: 2015/14787 K: 2015/23536 K.T.: 09.07.2015

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 1.7.2007 tarihinden itibaren B… Elektrik A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün asıl işveren ve diğer davalı İ. G. ( G… San. Tic. Taah. Taşımacılık ve Araç Kiralama Hizmetleri )’nin son taşeron olduğu iş ilişkisinde, şoför sıfatı ile fiilen çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin haksız ve ihbarsız olarak fesih edildiği 10.3.2009 tarihine kadar kesintisiz ve fiilen çalıştığını, ancak davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacaklarının ödenmediğini, Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2010/4415 Esas sayılı dosyasında davalılardan borçlu İ. G. hakkında ilamsız takip yürüttüklerini, Şubat-Mart 2009 ücreti ve işlemiş faizini talep ettiklerini, borçlu vekili tarafından takibe süresinde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek, itirazın iptali ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Enerjisa B… Elektrik Dağıtım A.Ş. Vekili, İ. G. firmasının yüklenici firma olup aralarında Alt-Asıl işveren ilişkisi olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Davalı İ. G. ( G… San. Tic. ) vekili, davacının hizmet süresinin SGK kayıtlarına göre belirlenmesi gerektiğini, fazla mesai yapılmadığını, yıllık izinlerin davacı tarafından kullanıldığını, aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı ile İ. G. firması arasındaki hukuki ilişkinin iş sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davacıya ait aracın kiralanarak çalıştırıldığı ve davaya Genel Mahkemelerce bakılması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsiz olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, öncelikle dikkate alınması gereken husus uyuşmazlığın 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi ‘İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi’dir.

Somut olayda, her ne kadar davalı İ. G. ( G… Tic. ) ile davacı arasında imzalanmış olan bir iş sözleşmesi dosyaya sunulmamış ve davacının hizmet döküm cetvelinde davalı İ. G. ( G… Tic. ) nezdinde kayıtlı bir çalışması gözükmemekte ise de; davalılar arasında imzalanan 14.1.2008 ve 20.11.2007 tarihli hizmet alım sözleşmelerinin konusu kiralık araç çalıştırılması işi ile ilgili olup, davalı kurum tarafından davacının 06 RG … plakalı aracı ile İ. G. G.. firması adına, Mart 2008 ile Mart 2009 tarihleri arasında kiralık araç olarak anılan şirket adına çalıştığının tespit edildiği bildirilmiştir. Yine davalı kurum tarafından delil olarak sunulan 06 RGH … ile 06 RG … plaka sayılı araçların puantaj formları ile görev formlarında şoför olarak davacının ismi yazılıdır. Davacı tanığı M. K. duruşmada alınan beyanında; taşıma işi yaparken kendilerine ait araçları G… şirketine kiralayıp yine G… adına iş yaptıklarını, belirli bir fatura kesmediklerini, maaş karşılığında çalıştıklarını beyan etmiştir. Kaldı ki davalı İ. G. ( G… Tic. ) tarafından da davacı ile imzalanan bir araç kiralama sözleşmesi dosyaya sunulmamıştır. Hal böyle olunca davacı ile davalı İ. G. ( G… Tic. ) arasındaki hukuki ilişkinin iş sözleşmesinden kaynaklandığı, bu halde iş mahkemesinin davaya bakmaya görevli olduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda, davacının davaya konu yaptığı dönem içinde Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında işveren olarak gözüken işyerleri ile davalılar arasında ne tür bir ilişki olduğu belirlenerek davacının çalışma süresi net olarak tespit edilmeli ve taraf delilleri toplanarak soncuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 09.07.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları