1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 7. Hukuk Dairesi
  4. İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI – FAZLA MESAİ ÜCRETİ – ÜCRET ALACAĞI – BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ – BELİRSİZ ALACAK DAVASI – KAZANILMIŞ HAK

İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI – FAZLA MESAİ ÜCRETİ – ÜCRET ALACAĞI – BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ – BELİRSİZ ALACAK DAVASI – KAZANILMIŞ HAK

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacı vekilince dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açıldığı belirtilerek “şimdilik” kaydı düşülmek suretiyle ücret alacağı talebinde bulunulmuştur. Tüm yargılama süresince davacı vekili tarafından ücret alacağının hangi ay ya da aylara ait olduğu açıklanmamıştır. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda davacının ücret alacağı bulunmadığı bildirilmiş, bu rapora davacı vekilince ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai ücreti alacaklarının hesaplama yöntemine itiraz edilmiş ancak ücret alacağının bulunmadığı yolundaki bilirkişi mütalaasına itiraz edilmemiştir. Ek bilirkişi raporunda işçilik ücreti alacağına dair bir değerlendirme bulunmamasına rağmen davacı vekilince ek rapora itiraz edilmemiş, ıslah dilekçesi ile de dava dilekçesindeki ücret alacağı talebi yinelenmiştir. Tüm bu süreç göz önüne alındığında davacı tarafın talebinde bir açıklık bulunmadığı gibi davacı vekili tarafından bilirkişi raporunda işçilik ücreti alacağı bulunmadığına dair tespite de itiraz edilmediğinden davalı yararına oluşan kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek davacının ücret alacağı talebinin reddi gerekir.
T.C.
Yargıtay
7. Hukuk Dairesi
E: 2014/21596 K: 2015/2159 K.T.: 19.02.2015
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR: 1-) Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-) Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacı ve arkadaşlarının işi kendilerinin bıraktığını, davacının işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına dair kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Dosya kapsamı nazara alındığında; davacının 8.00-16.00 saatleri arasında haftanın 6 günü çalıştığı anlaşılmaktadır. Söz konusu çalışma süresinden 1 saatlik ara dinlenme süresi düşüldüğünde günlük 7 saat olmak üzere haftalık fiili çalışma süresi 42 saat olmaktadır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere işe hazırlık faaliyeti mahiyetinde haftada 2 saatlik bir ek süre çalışma süresine dahil edilse dahi haftalık çalışma süresi kanunun öngörmüş olduğu haftalık çalışma saatini aşmamaktadır. Şu halde fazla mesai ücretine dair talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. (Dairemizce verilen emsal mahiyetteki 2014/14087-14088-14089-14090-14091-14092 E. sayılı kararları mevcuttur)
3-) Davacının işçilik ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekilince dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açıldığı belirtilerek “şimdilik” kaydı düşülmek suretiyle 10,00 TL ücret alacağı talebinde bulunulmuştur. Tüm yargılama süresince davacı vekili tarafından ücret alacağının hangi ay ya da aylara ait olduğu açıklanmamıştır. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 02.04.2014 havale tarihli raporda davacının ücret alacağı bulunmadığı bildirilmiş, bu rapora davacı vekilince ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve fazla mesai ücreti alacaklarının hesaplama yöntemine itiraz edilmiş ancak ücret alacağının bulunmadığı yolundaki bilirkişi mütalaasına itiraz edilmemiştir. 20.06.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda işçilik ücreti alacağına dair bir değerlendirme bulunmamasına rağmen davacı vekilince ek rapora itiraz edilmemiş, 24.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile de 10,00 TL lik ücret alacağı talebi yinelenmiştir. Tüm bu süreç göz önüne alındığında davacı tarafın talebinde bir açıklık bulunmadığı gibi davacı vekili tarafından bilirkişi raporunda işçilik ücreti alacağı bulunmadığına dair tespite de itiraz edilmediğinden davalı yararına oluşan kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek davacının ücret alacağı talebinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 19.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları