1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 7. Hukuk Dairesi
  4. İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI – FAZLA ÇALIŞMA – ÜCRET BORDROLARININ DELİL NİTELİĞİ – İŞ MÜFETTİŞLERİ TARAFINDAN TUTULAN TUTANAKLAR

İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI – FAZLA ÇALIŞMA – ÜCRET BORDROLARININ DELİL NİTELİĞİ – İŞ MÜFETTİŞLERİ TARAFINDAN TUTULAN TUTANAKLAR

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dava, işçilik alacakları istemine ilişkindir. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına dair kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, iş müfettişi raporuna göre davacının haftada 33 saat fazla çalışma yaptığı ancak içtihatlar gereği haftada 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. 4857 Sayılı İş Kanununun 92/3 maddesine göre iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğundan davacının haftada 33 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek anılan alacağın hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
T.C.
Yargıtay
7. Hukuk Dairesi
E: 2015/42121 K: 2016/9616 K.T.: 28.04.2016
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
KARAR : 1-) Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-)Davacı vekili, fazla çalışma ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı … asıl işveren olmadıklarını; diğer davalı şirket vekili davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istek kısmen hüküm altına alınmış, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ilamı ile özetle, “Davacı tarafın sunduğu feragat dilekçesi incelendiğinde matbu bir dilekçe olduğu, Mahkeme esas numarası, Ad ve soyadı kısmının sonradan doldurulduğu tespit edilmiştir. Belgede tarih bulunmamasına rağmen Mahkemeye 24.1.2014 tarihinde verildiği ve Mahkeme katibince el yazısı ile kimlik tespitinin yapıldığı ve dosyanın duruşması 27.1.2014 gününe bırakılmış ise de, davacı asilin feragat dilekçesi vermesi üzerine 24.1.2014 tarihinde re’sen celse açıldığı anlaşılmıştır. Davacı her ne kadar işten çıkartılacağı tehdidi ile alındığından feragatten vazgeçtiğini beyan etmişse de davacının gerçek iradesinin feragatin geçersizliğine dair olduğu beyanlarından anlaşılmıştır.Davacıya irade bozukluğu sebeplerini delillendirmek için süre verilmeli ve sonucuna göre feragatin geçerli veya geçersiz olduğu tespit edilerek dava hakkında karar verilmelidir. ” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, bozma doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasındadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına dair kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda bazı işçilerin Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne yaptığı şikayet üzerine iş müfettişi tarafından rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Raporda davalı … işyerinde diğer davalı şirketin 1.1.2006-31.12.2012 tarihleri arasında refüj, yeşil alan, park bahçelerin bakım onarım hizmetini gerçekleştirdiği, serbest olarak çalışan işçilerin haftada 6 gün 07.30-16.30 arası 1.5 saat ara ile çalıştığı, park bekçilerinin 1.3.2012 tarihinden itibaren aynı saatlerde çalıştığı, öncesinde ise 07.30-23.00 saatleri arası 2.5 saat ara vererek 6 gün çalıştığı, işin niteliği, tanık beyanlarından bekçilerin yaz aylarında 1 nisan 31 ekim arası günlük 13 saat haftalık 78 saat çalışıp 45 saatin üstünün fazla mesai olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir. Ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, iş müfettişi raporuna göre davacının haftada 33 saat fazla çalışma yaptığı ancak içtihatlar gereği haftada 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. 4857 Sayılı İş Kanununun 92/3 maddesine göre iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğundan davacının haftada 33 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek anılan alacağın hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde davacı vekilinin bu yöne dair temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan
temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılara yükletilmesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları