1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 22. Hukuk Dairesi
  4. İŞÇİDEN ALINAN TEMİNAT SENEDİNİN AVANS BORCU ADI ALTINDA İCRA TAKİBİNE KONMASI

İŞÇİDEN ALINAN TEMİNAT SENEDİNİN AVANS BORCU ADI ALTINDA İCRA TAKİBİNE KONMASI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davalı tarafından, davaya konu senedin kasa açığı sebebiyle davacı işçiye verilen avans karşılığı olarak alındığı savunulmuş ise de kasa açığına ilişkin hiçbir tutanak ve kaydın bulunmaması ve kasa açığının davacıya verilen avansla kapatıldığı savunmasına itibar edilemeyeceği gözetilmeksizin tüm dosya kapsamına göre teminat senedi olarak alındığı sabit olan davaya konu senedin teminat senedi olduğunun anlaşılması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
E: 2014/35691 K: 2016/5809 K.T.: 29.02.2016
DAVA: Davacı, icra, takibine yapılan itirazın iptali ile icra, inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının yanında işe başlarken kendisinden teminat senedi adı altında boş senet aldıklarını, 13.01.2012 tarihinde davalının hiçbir gerekçe göstermeden müvekkilini işten çıkardığını, müvekkili adına davalı aleyhine daha önce açmış oldukları işçi alacağı davasının akabinde davalı tarafça bu senedin icra takibine konulduğunu, işverenin senet alımını alışkanlık haline getirdiğini ve bu suretle işçi alacağının tahsilinin önüne geçmeyi amaçladığını, dava konusu bono üzerindeki tarih ve diğer bilgilerin farklı tarihlerde doldurulduğunu, müvekkilinin davalı ile herhangi bir borçlandırıcı işlem yapmadığını, yapılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapması nedeni ile takip miktarının %20’si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2006 yılında müvekkiline ait iş yerinde çalışmaya başladığını, iş yerinde birçok işçinin çalıştığını, ancak hiçbirinden bu tarz bir senet alınmadığını, davacının müvekkiline ait iş yerinde bilet satış noktası ile ilgilendiğini ve hafta sonu hesap tesliminde açık çıkması üzerine davacının avans olarak iş yerinden para aldığını ve maaşından düşülmesini talep ettiğini, müvekkili tarafından da bu durumun kabul edildiğini, davacının daha sonraki hafta yine yüklü bir açık vermesi sebebiyle söz konusu meblağ kadar kendisine senet imzalatıldığını ve iş kolunun değiştirildiğini, davacının iş kolunun değişmesinden sonra diğer işçilerle tartışarak iş yerini terk ettiğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini, ayrıca davacının % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir.
Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davalı tarafından, davaya konu senedin kasa açığı sebebiyle davacı işçiye verilen avans karşılığı olarak alındığı savunulmuş ise de kasa açığına ilişkin hiçbir tutanak ve kaydın bulunmaması ve kasa açığının davacıya verilen avansla kapatıldığı savunmasına itibar edilemeyeceği gözetilmeksizin tüm dosya kapsamına göre teminat senedi olarak alındığı sabit olan davaya konu senedin teminat senedi olduğunun anlaşılması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 29.02.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları