1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 21. Hukuk Dairesi
  4. İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞINDA MALULİYET ORANININ VE BAŞLANGIÇ TARİHİNİN BELİRLENMESİ

İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞINDA MALULİYET ORANININ VE BAŞLANGIÇ TARİHİNİN BELİRLENMESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mahkemece yapılacak iş; öncelikle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince davacının muayenesinin bizzat yapılarak malulüyet oranının ve başlangıç tarihinin belirlenmesi, itiraz olması halinde Adli Tıp Genel Kurulun’dan davacının malulüyet oranı konusunda görüş alınarak çelişki giderildikten sonra sonuca gitmektir.
T.C.
Yargıtay
21. Hukuk Dairesi
E: 2007/23590 K: 2008/16979 K.T.: 03.11.2008
Davacı, 04.10.1999 tarihinden itibaren malulen emeklilik aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
K A R A R
Dava, davacıya 04.10.1999 tarihinden itibaren malulüyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya 01.06.2007 tarihinden itibaren malulüyet aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı yasanın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kululunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının bakkallık mesleğinden dolayı 01.01.1993 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğu, davacıya ait Sivas Numune Hastanesinin 4.3.1998 tarihli Sağlık Kurulu raporunda doğuştan kalça çıkıklığı teşhisinin konulduğu, Cumhuriyet Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin 18.06.1999 tarihli raporuyla demir eksikliği anemisi teşhisi ve aynı hastanenin 29.05.2002 tarihli raporunda hafif derecede işitme kaybı, demir eksikliği anemisi, bronşit, kronik depresyon, ve doğuştan kalça çıkıklığı teşhisinin konulup hastalığın başlangıcının tıbben tespitinin mümkün olmadığının belirtildiği, Cumhuriyet Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin 08.11.2002 tarihli raporunda davacının ruh hastalıkları servisinde tedavi görüp distimi tanısının konulduğu ve % 40 oranında çalışma gücü kaybının bulunduğu, Sivas Numune Hastanesinin 15.11.2002 tarihli raporunda ise davacıdaki kronik depresyon hastalığının başlangıcını tıbben tespit etmenin mümkün olmadığının belirtildiği, Kurumca 11.11.2003 tarihinde davacının çalışma gücünün 2/3 oranında kaybolmadığının bildirildiği, Sivas Devlet Hastanesinin 26.5.2004 tarihli Sağlık Kurulu raporunda doğuştan kalça çıkıklığı teşhisinin konulmuş olup, davacının 4.3.1998 tarihli malulüyet aylığı bağlanmasına yönelik başvurusunun Kurumca 15.05.1998 ve 04.10.1999 tarihlerinde 2/3 oranında malul olmadığından reddedildiği, Yüksek Sağlık Kurulunca 09.02.2005 tarihinde davacının 2/3 oranında malul olmadığına karar verildiği, Cumhuriyet Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Göz Bölümünün 17.1.2007 tarihli raporuyla sağ ve sol gözündeki arızaları belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince düzenlenen 30.5.2007 tarihli raporda ise davacının ruh hastalıkları listesi konversiyon bozukluğu % 25, göz hastalıkları listesi bir gözün 1. diğer gözün 0,1 görmesi ile % 30, ortopedik ve hematoloji arızaları listesi 62-2 iki taraflı doğuştan kalça çıkıklığı nedeniyle % 45 malul sahip olup Balthazard formülüne göre malulüyetinin % 71,12 oranında olduğu bildirilmiştir. Somut olay da diğer sağlık tesislerince tanzim edilen raporla Yüksek Sağlık Kurulu Kararı ve Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunduğu gibi Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince düzenlenen raporun davacının muayenesinin yapılmadan dosya üzerinden mevcut belge ve raporlar doğrultusunda düzenlendiği görülmektedir.
Yapılacak iş; öncelikle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesince davacının muayenesinin bizzat yapılarak malulüyet oranının ve başlangıç tarihinin belirlenmesi, itiraz olması halinde Adli Tıp Genel Kurulun’dan davacının malulüyet oranı konusunda görüş alınarak çelişki giderildikten sonra sonuca gitmektir.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu açıklanan doğrultuda araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları