1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 21. Hukuk Dairesi
  4. İŞ KAZASI SONUCU SİGORTA TARAFINDAN ÖDENEN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATININ MANEVİ TAZMİNATTAN MAHSUP EDİLEMEYECEĞİ

İŞ KAZASI SONUCU SİGORTA TARAFINDAN ÖDENEN DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATININ MANEVİ TAZMİNATTAN MAHSUP EDİLEMEYECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda; olay tarihi, tarafların sosyal ekonomik durumları ile kusur oranlar gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatlar ayrı ayrı az olduğu gibi dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıların maddi zararlarına (destekten yoksun kalma) karşılık yapıldığı anlaşılan ödemelerin hüküm altına alınan manevi tazminatlardan mahsubuna karar verilmesi de doğru olmamıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
T.C.
Yargıtay
21. Hukuk Dairesi
E: 2014/10089 K: 2014/15709 K.T.: 30.06.2014

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davacılar ve davalılardan Y… ve …Madencilik Aş vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenler ile tarafların temyiz nedenlerine göre davalılar Y… ve …Madencilik A.Ş vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, 03.12.2006 tarihli iş kazasında yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacılar S… ve S… için ayrı ayrı 10.000,00 er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03/12/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalının sigorta şirketi tarafından yapılan 9.375,00 er TL ödemenin toplam 18.750,00 TL nin mahsubuna, davacı H… için ise 12.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.12.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalının sigorta şirketi tarafından yapılan 6.250,00 ödemenin TL’nin mahsubuna karar verilmiştir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı,davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir.

Bu açıklamalar sonrasında somut olayda, olay tarihi, tarafların sosyal ekonomik durumları ile kusur oranlar gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatlar ayrı ayrı az olduğu gibi dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıların maddi zararlarına(destekten yoksun kalma) karşılık yapıldığı anlaşılan ödemelerin hüküm altına alınan manevi tazminatlardan mahsubuna karar verilmesi de doğru olmamıştır.

Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan Y…ve …Madencilik A.Ş.’ne yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 30.06.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları