1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 21. Hukuk Dairesi
  4. İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET – MANEVİ TAZMİNATIN BÖLÜNMEZLİĞİ – İŞVERENİN ÖDEMESİ

İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET – MANEVİ TAZMİNATIN BÖLÜNMEZLİĞİ – İŞVERENİN ÖDEMESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davacı işçinin fiili olarak yaptığı işin özelliği dikkate alındığında, tecrübeli bir ses teknisyeni olduğu ve bu nitelikteki bir işçinin asgari ücretle çalışmayacağı kabul edilerek, ilgili meslek kuruluşundan, benzer işyerlerinde çalışan ve emsal işi yapanların ücretlerini araştırılmak suretiyle işçinin gerçek ücretini belirlemek, belirlenen bu gerçek ücretle sigortalının maddi tazminatını yeniden hesaplatmak, hesaplanan bu zarardan Kurumca bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin rücu edilebilecek kısmını indirmek, usuli kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
T.C.
Yargıtay
21. Hukuk Dairesi
E: 2014/13652 K: 2015/2175 K.T.: 11.02.2015

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 247.662,79-TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11/02/2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı şirket yetkilisi A… ile vekili Avukat E… ile karşı taraf vekili Avukat A…geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı şirket yetkilisi ile Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B… tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, ıslah yoluyla maddi tazminat isteminin artırılması üzerine zaman aşımı defi-inin süresinde ileri sürülmediğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava 13.10.2002 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu % 20,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık davalı işverenin yaptığı ödemenin ne kadarının maddi tazminata, ne kadarının manevi tazminata ilişkin olduğuna ve tazminatın hesaplanmasına esas ücrete ilişkindir. Mahkemece ibraname konusu ödemenin tamamının maddi tazminata karşılık yapıldığının ve davacının Sinema Emekçileri Sendikası tarafından bildirilen ve asgari ücretin 4 katı düzeyinde ki ücretle çalıştığının kabulü ile maddi tazminatın belirlenmesi yoluna gidilmiş ise de varılan bu sonuç hatalı olmuştur.

Gerçekten dava konusu iş kazası nedeniyle imzası noterlikçe onaylı 23.10.2002 tarihli ibranameye göre, davacının 13.10.2002 tarihindeki iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminatlarına karşılık 1.000,00-TL alarak davalı işvereni ibra ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da ibranamede açıkça iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminatlara karşılık ödemenin kabul edildiğinin yazılı bulunmasına, tarafların yapılan ödemenin maddi ve manevi tazminatlara bölüştürülmesi konusunda anlaşamamış bulunmalarına ve ödemenin dağılımı konusunda başkaca bir delil de ileri sürülmemesine göre, 1.000,00-TL’lik ödemenin maddi ve manevi tazminatlar arasında eşit olarak bölüştürülerek, 500,00TL’sının maddi tazminata ve 500,00-TL’sinin da manevi tazminata karşılık alındığının kabulü gerekirken ödemenin tamamının maddi tazminata ilişkin olduğunun kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Öte yandan, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay H.G.K’ nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Hal böyle olunca davacının manevi zararına karşılık yapılan ödemeyi kabul ederek ibraname verdiği göz ardı edilerek manevi tazminat talebinin reddi yerine, manevi tazminatın bölünmeyeceği göz ardı edilerek yazılı şekilde manevi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Tazminatın hesaplanmasına esas alınacak ücrete gelince; İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Davacının yaptığı işin fiili olarak ses teknisyenliği olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden belli olmaktadır. Yapılan iş vasıflı bir iş olup vasıflı işçinin asgari ücretle ya da bu civarda bir ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği açıktır. Bu nedenle yerel mahkemece, davacın asgari ücretin üzerinde bir ücret ile çalışacağının kabulü ile olay tarihinde davacının emsali işçilerin ücretinin araştırılmasına gidilmesi isabetlidir. Ancak tanık beyanları ve Sinema Emekçileri Sendikasının bildirdiği ücretler dikkate alınmak suretiyle gerçek ücretin belirlenmesi hatalı olmuştur. Gerçekten davalı işyerinde sendika ve toplu iş sözleşmesi uygulamasının söz konusu olmadığından sendika tarafından bildirilen emsal ücretlerin tazminat hesabında esas alınması mümkün değildir. Öte yandan tanık beyanlarının asgari ücretin üzerindeki ücret iddiasını kanıtlamada tek başına yeterli olamayacağı da ortadadır. Hal böyle olunca tanık beyanları ve Sinema Emekçileri Sendikası tarafından ücretlerle tazminatın hesaplanmasının hatalı olduğu açık ve seçiktir.

Yapılacak iş, davacı işçinin fiili olarak yaptığı işin özelliği dikkate alındığında, tecrübeli bir ses teknisyeni olduğu ve bu nitelikteki bir işçinin asgari ücretle çalışmayacağı kabul edilerek, ilgili meslek kuruluşundan, benzer işyerlerinde çalışan ve emsal işi yapanların ücretlerini araştırılmak suretiyle işçinin gerçek ücretini belirlemek, belirlenen bu gerçek ücretle sigortalının maddi tazminatını yeniden hesaplatmak, hesaplanan bu zarardan Kurumca bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin rücu edilebilecek kısmını indirmek, usuli kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları