1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ – İLAMA AYKIRILIK – ANA PARA VE FAİZ HESABI

İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ – İLAMA AYKIRILIK – ANA PARA VE FAİZ HESABI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mahkemece yapılan açıklamalar doğrultusunda, gerekirse Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, borçlunun faizle ilgili şikayetinin, ilama aykırı istemin düzeltilmesi niteliğinde olduğu ve bu şikayeti incelemeye İcra Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu gözardı edilerek, mahkemece işin esasının incelenmesi yerine, uyuşmazlığın genel hükümlere göre yürütülecek davada çözümlenmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm isabetsizdir ve bozulması gerekir.
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2016/15799 K: 2016/24065 K.T.: 01.12.2016
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Borçlu aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatıldığı, borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda; 01/09/1972 tarihinde … lira olarak konan ipoteğin 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun birinci ve ikinci maddeleri uyarınca paradan altı sıfır atıldığını, takibe konu borcun bu kanun çerçevesince düzeltilmesi gerektiğini, 01/09/1972 tarihinde … Lira olan ipotek bedelinin yeni yasal düzenleme karşısında 0,026 TL olduğunu, bu rakama göre yasal faizler uygulanarak bulunacak rakamın gerçek ipotek bedeli olacağını ileri sürerek, borcun güncel halinin hesaplanmak suretiyle takibin bu meblağ üzerinden devamını talep ettiği, mahkemece dava dilekçesinde belirtilen hususların yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
31.01.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun birinci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yeni para birimi Yeni Türk Lirasıdır” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun ikinci maddesinde ise; “Türk Lirası değeri, Yeni Türk Lirasına dönüştürülürken, bir milyon Türk Lirası (1.000.000 TL) eşittir bir yeni Türk Lirası (1 YTL) değişim oranı esas alınır” hükmü yer almaktadır. Bu açıklama ile bir YTL’nin, bir milyon TL’yi karşıladığı anlaşılmaktadır.
Takibe dayanak yapılan 01.09.1972 tarih ve 2107 yevmiye numaralı ipotek akit tablosu incelendiğinde; “… akit tarihinden itibaren … yıl müddetle toplam … Lira bedelli A. G. lehine … derecede, faizsiz olarak ipotek tesis edilmiş olduğu,” ipoteğin kesin borç ipoteği (karz ipoteği) olup, taşınmaz üzerindeki ipoteğin tesis tarihinin, 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun yürürlüğünden önce olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan, TMK’nın 875. maddesi gereğince, alacaklı, takipte, ana paranın dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizlerini de isteyebilir.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan ipotek akit tablosunda yer alan faizsiz dönem, (01.09.1972- 01.09.1973) arası zamanı ifade etmekte olup, alacaklı tarafından, bir yıllık sürenin bitiminden takip tarihine kadar geçen süreye dair dönem için yasal faiz istenebilir.
Bu durumda, … Lira olan ipotek bedeline, 01.09.1973 tarihinden 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun yürürlük tarihi olan 31.01.2004 tarihine kadar yasal faiz uygulanmak sureti ile ana para ve faizin toplam miktarının bulunması, tespit edilen bu miktardan 31.01.2004 tarihi itibarı ile 5083 Sayılı Kanun gereğince altı sıfır atılarak bulunan bu miktara, yeniden takip tarihine kadar istenebilecek yasal faiz uygulanmak suretiyle tespit edilecek toplam miktar, ipotek alacak miktarını oluşturacaktır .
O halde, mahkemece, yukarıda değinilen açıklamalar doğrultusunda, gerekirse Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, borçlunun faizle ilgili şikayetinin, ilama aykırı istemin düzeltilmesi niteliğinde olduğu ve bu şikayeti incelemeye icra mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu gözardı edilerek, mahkemece işin esasının incelenmesi yerine, uyuşmazlığın genel hükümlere göre yürütülecek davada çözümlenmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nın 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren … gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları