1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Hukuk Dairesi
  4. İNTERNET YOLUYLA KİŞİLİK HAKLARININ İHLALİ – İNTERNET SİTESİ SAHİBİNİN KUSURSUZ SORUMLULUĞU OLDUĞU – İNTERNET SİTESİ SAHİBİNİN ALEYHİNE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ

İNTERNET YOLUYLA KİŞİLİK HAKLARININ İHLALİ – İNTERNET SİTESİ SAHİBİNİN KUSURSUZ SORUMLULUĞU OLDUĞU – İNTERNET SİTESİ SAHİBİNİN ALEYHİNE MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dosya kapsamından davacı hakkında davalı şirketin sahibi olduğu sitede 2011 yılı şubat ayından itibaren saldırgan ve aşağılayıcı ifadeler kullanıldığı, 28.02.2011 tarihli ihtarnameyle davacının çalıştığı şirket adıyla davacının da ismi belirtilerek ve onun hakkında da geçerli olacak şekilde uyarıda bulunulduğu, buna rağmen uyar-kaldır sisteminin işletilmediği ve uzun bir süre yayına devam edildiği, makul süre ilkesinin de aşıldığı, ayrıca site sahibi olan davalının yorumların içeriğini denetleme yükümlülüğünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira zararı doğuran saldırı eyleminin gerçekleşmesi elverişli ortamı hazırlayan-kullanıma sunan site sahibidir. Ayrıca bu tür durumlarda site sahibinin sorumluluğunun türü kusursuz sorumluluktur. Şu durumda, davacının kişilik haklarının ihlal edildiği benimsenerek uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgıya dayalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
E: 2013/18163 K: 2014/12640 K.T.: 30.9.2014
DAVA : Davacı Sascha K. vekili tarafından, davalı Ekşi Teknoloji ve Bilişim A.Ş. aleyhine 13.02.2012 gününde verilen dilekçeyle kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 27.06.2013 tarihli kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 30.09.2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili ile karşı taraftan davalı vekili geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan raporla dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Dava, kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 1 Eylül 2007-16 Haziran 2011 tarihleri arasında Hilton grubunun İstanbul şubesinde otel müdürü olarak görev yaptığını, davalı şirketle Hilton İstanbul arasında imzalanan 31.01.2010 tarihli organizasyon sözleşmesi uyarınca, Hilton oteli bünyesinde yer alan iki katlı salonun 12.2.2011 gecesi için davalı şirkete tahsis edildiğini ve etkinlik alanının 12.02.2011 günü saat 15:30’da davalı şirkete teslim edildiğini, etkinlik sonrası davalı şirkete ait www.eksisozluk.com isimli internet sitesinde davacının ve otelin haksız, temelsiz ve ölçüsüz suçlama ve saldırılara maruz kaldığını, dalga geçildiğini, şoven, faşist, nazi denildiğini belirterek manevi zararının tazminini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının yer sağlayıcı olup, sorumluluğunun 5651 sayılı kanunla belirlendiği, hukuka aykırı içerikten haberdar edilmesi halinde, içeriği yayından kaldırmakla yükümlü olduğu, davaya konu yazıların yazarlarının kimlikleri tespit edilemediği, yer sağlayıcı davalının yazılar sebebiyle sorumluluğunun bulunmadığı şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 10.10.2013 tarihli Delfi As – Estonya kararında da belirtildiği üzere, kullanıcıların isim dahi belirtmeksizin siteye üye olup yorum yapabildiği durumlarda mağdurdan bu kişileri tespitini istemenin hakkaniyete uygun olmadığı, sitedeki yorumlardan dolayı site sahibi şirketin sorumluluğuna gitmenin pratik ve makul olduğu ve hukuken sorumlu tutulmasının ifade özgürlüğünü ihlal etmeyeceği belirtilmiştir.
Dosya kapsamından davacı hakkında davalı şirketin sahibi olduğu sitede 2011 yılı şubat ayından itibaren saldırgan ve aşağılayıcı ifadeler kullanıldığı, 28.02.2011 tarihli ihtarnameyle davacının çalıştığı şirket adıyla davacının da ismi belirtilerek ve onun hakkında da geçerli olacak şekilde uyarıda bulunulduğu, buna rağmen uyar-kaldır sisteminin işletilmediği ve uzun bir süre yayına devam edildiği, makul süre ilkesinin de aşıldığı, ayrıca site sahibi olan davalının yorumların içeriğini denetleme yükümlülüğünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira zararı doğuran saldırı eyleminin gerçekleşmesi elverişli ortamı hazırlayan-kullanıma sunan site sahibidir. Ayrıca bu tür durumlarda site sahibinin sorumluluğunun türü kusursuz sorumluluktur. Şu durumda, davacının kişilik haklarının ihlal edildiği benimsenerek uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgıya dayalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve davacı yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, davacıdan peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları