1. Anasayfa
  2. Danıştay
  3. 3. Daire
  4. İHBAR İKRAMİYESİNİN ÖDENMESİ İSTEMİ – MALİ MÜŞAVİRLERE İHBAR İKRAMİYESİ ÖDENMEYECEĞİ – MESLEK MENSUPLARI VE BUNLARIN YANINDA ÇALIŞANLAR

İHBAR İKRAMİYESİNİN ÖDENMESİ İSTEMİ – MALİ MÜŞAVİRLERE İHBAR İKRAMİYESİ ÖDENMEYECEĞİ – MESLEK MENSUPLARI VE BUNLARIN YANINDA ÇALIŞANLAR

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Meslek mensupları ve bunların yanında çalışanlar, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ifşa edemeyecekleri için çeşitli kanunlarla muhbirlere tanınan hak ve menfaatlerden yararlanamayacaklarından, bunlara ihbar ikramiyesi ödenmez.
 
T.C.
Danıştay
3. Daire
E: 2012/747 K: 2013/478 K.T.: 19.02.2013
T.C.
DANIŞTAY
3. DAİRE
E. 2012/747
K. 2013/478
T. 19.2.2013
İstemin Özeti ve Karar : Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının, mali müşavirliğini yaptığı A… A.Ş. hakkında yaptığı ihbar nedeniyle adına ikramiye ödenmemesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılan 26.11.2010 tarih ve 1708/67 sayılı raporun iptali ile bu ihbar üzerine anılan şirket adına tahakkuk ettirilip tahsil edilecek vergiler üzerinden 825.401,72 lira ihbar ikramiyesinin ödenmesi istemiyle dava açılmıştır.
Vergi Mahkemesinin kararıyla; 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun 43. maddesinde, meslek mensupları ve bunların yanında çalışanların, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ifşa edemeyecekleri, çeşitli kanunlarla muhbirlere tanınan hak ve menfaatlerden yararlanamayacakları, ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulmasının mecburi olduğu, tanıklığın, sırrın ifşası sayılmayacağının kurala bağlandığı, davacının belirtilen bu düzenleme gereğince ilgili dönemde mali müşavirliğini yapmış olduğu şirket ile ilgili ihbar ikramiyesi almasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Davacı tarafından, uyuşmazlığın 3568 sayılı Yasa değil, 1905 sayılı Yasa uyarınca çözüme kavuşturulması gerektiği, keza 3568 sayılı Yasa’nın 43. maddesinin gerek Anayasaya gerek Türk Ceza Kanunu’na aykırılık teşkil ettiği, sözü edilen maddedeki düzenleme ile vergi kaçırma fiil ve eyleminin ihbarının önlendiği, kanunun amacının bu olamayacağı, nitekim bir kanunda suç sayılan fiilin başka bir kanunla sır olarak kabul edilemeyeceği konusunda yargı kararları bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından,
SONUÇ : Temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 19.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları