1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. İHALENİN FESHİ – SATIŞ İLANININ USULSÜZ TEBLİĞİ – MERNİS ADRESİNE TEBLİGAT – USULSÜZ TEBLİGAT

İHALENİN FESHİ – SATIŞ İLANININ USULSÜZ TEBLİĞİ – MERNİS ADRESİNE TEBLİGAT – USULSÜZ TEBLİGAT

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dava, ihalenin feshi istemine ilişkindir. Şikayetçiler adına gönderilen satış ilanı tebligat zarfları üzerine “mernis adresi” olduğu yazılarak, satış ilanının tebliğe çıkarıldığı ve posta memuru tarafından şikayetçilere tebliğ işleminin yapıldığı görülmüştür. Bu durumda, satış ilanı tebliğ evrakı üzerinde; tebligatı çıkaran mercii tarafından şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının tebliğ işlemini kendiliğinden yapmış olması, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olup usulsüzdür.
 
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2016/3049 K: 2016/7592 K.T.: 15.03.2016
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçiler, diğer fesih nedenleri yanında kendilerine yapılan satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu da ileri sürerek, ihalenin feshine karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurmuşlar, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesinde ”Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir” hükmü yer almaktadır. Tebligat Kanunu’nun 10/2.maddesine göre ise; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” Aynı Kanun’un 21/2.maddesi gereğince de; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. ”Tebligat Kanunu’nun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise; ”Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna dair kaydı…ihtiva etmesi lazımdır.”
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre de; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.”
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 2l/2.maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adres olduğu belirtilerek bu adrese TK’nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden dağıtıcı tarafından TK’nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı açıktır.
Somut olayda şikayetçiler adına gönderilen satış ilanı tebligat zarfları üzerine “mernis adresi” olduğu yazılarak, satış ilanının tebliğe çıkarıldığı ve posta memuru tarafından TK’nun 21/2. maddesine göre, şikayetçiler …’a 24.02.2015 tarihinde, …’na 19.02.2015 tarihinde tebliğ işleminin yapıldığı görülmüştür. Bu durumda, satış ilanı tebliğ evrakı üzerinde; tebligatı çıkaran mercii tarafından TK’nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının tebliğ işlemini kendiliğinden TK’nun 21/2. maddesi uyarınca yapmış olması, yukarda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olup usulsüzdür.
O halde, satış ilanının şikayetçilere usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması İİK’nun 127. maddesi gereğince başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğundan, mahkemece şikayetin kabulüyle ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları