1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. İFLAS ERTELENMESİ DAVASI – İCRA TAKİPLERİNİN DURDURULMASINA İLİŞKİN TEDBİR KARARI – TEDBİR KARARINDAN SONRA TAKİP YAPILAMAYACAĞINA DAİR EK KARAR VE TAVZİH 

İFLAS ERTELENMESİ DAVASI – İCRA TAKİPLERİNİN DURDURULMASINA İLİŞKİN TEDBİR KARARI – TEDBİR KARARINDAN SONRA TAKİP YAPILAMAYACAĞINA DAİR EK KARAR VE TAVZİH 

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Somut olayda, … 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/5 Esas sayılı dosyasında görülen iflasın ertelenmesine ilişkin dava ile ilgili 24.01.2013 tarihli ara kararının 3. fıkrasında, “…hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı şirketler hakkında yapılan icra takipleri ile şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile bankalardaki paraları ve hesapları üzerinde 3. kişilerce yapılacak icra takipleri, ihtiyati haciz ve tedbir uygulamalarının durdurulmasına…” karar verildiği, bilahare aynı mahkemenin 11.03.2013 tarihli ek karar ve tavzih başlıklı kararının 1 fıkrasının c bendi ile “Tedbir kararından sonra her iki şirkete yönelik takip yapılamayacağı”na karar verildiği, alacaklı tarafından 07.02.2013 tarihinde çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı görülmektedir. Mahkemenin ek karar ve tavzih başlıklı kararı takip tarihinden sonra verilmiş olup tavzih kararı geriye dönük olarak ilk tedbir ara kararını geçmişe etkili olarak değiştiremeyeceğinden ilk tedbir kararının verildiği 24.01.2013 tarihi itibariyle sonuç doğurmaz. Bu durumda takip tarihinde mevcut olan 24.01.2013 tarihli tedbir ara kararı uyarınca takibin durdurulması gerekir. 
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2016/32653 K: 2017/14 K.T.: 03.01.2017
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şikayet sonucu mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, yukarıda tarih ve numarası yazılı direnme kararına ilişkin mahkeme dosyası, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’na eklenen geçici 4/1. madde uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlu şirketin iflas erteleme davasında tedbir kararı verildiğini belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, tedbir kararı gereğince takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın, borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.12.2013 tarih ve 2013/30972 E. – 2013/39926 K. sayılı ilamı ile onandığı, onama ilamına karşı borçlunun karar düzeltme talebinde bulunduğu, Dairemizin 04.03.2014 tarih ve 2014/3322 E.-2014/6031 K. sayılı kararıyla; “.. her ne kadar, alacaklı 11.03.2013 tarihli tavzih kararından önce takibe başlamış ise de, tedbir kararından sonra borçlu şirkete yönelik takip yapılamayacağına ilişkin tavzih kararı ilk tedbir kararının verildiği 24.01.2013 tarihi itibariyle sonuç doğuracağından anılan tavzih kararı içeriğine göre borçlu şirket hakkında 24.01.2013 tarihinden itibaren takip yapılması imkanı bulunmadığından takibin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararın bozulduğu, mahkemece, Dairemizin bozma kararına karşı direnildiği görülmektedir.
Somut olayda, … 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/5 Esas sayılı dosyasında görülen iflasın ertelenmesine ilişkin dava ile ilgili 24.01.2013 tarihli ara kararının 3. fıkrasında, “…hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı şirketler hakkında yapılan icra takipleri ile şirketin menkul ve gayrımenkul malları ile bankalardaki paraları ve hesapları üzerinde 3. kişilerce yapılacak icra takipleri, ihtiyati haciz ve tedbir uygulamalarının durdurulmasına…” karar verildiği, bilahare aynı mahkemenin 11.03.2013 tarihli ek karar ve tavzih başlıklı kararının 1 fıkrasının c bendi ile “Tedbir kararından sonra her iki şirkete yönelik takip yapılamayacağı” na karar verildiği, alacaklı tarafından 07.02.2013 tarihinde çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı görülmektedir. … 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11.03.2013 tarihli ek karar ve tavzih başlıklı kararı takip tarihinden sonra verilmiş olup tavzih kararı geriye dönük olarak ilk tedbir ara kararını geçmişe etkili olarak değiştiremeyeceğinden ilk tedbir kararının verildiği 24.01.2013 tarihi itibariyle sonuç doğurmaz. Bu durumda takip tarihinde mevcut olan 24.01.2013 tarihli tedbir ara kararı uyarınca takibin durdurulması gerekir.
O halde, mahkemece istemin kabulü ile takibin durdurulmasına dair verilen 04.09.2013 tarihli 2013/135 Esas-2013/762 Karar sayılı kararın onanması gerekirken Dairemizce maddi hataya dayalı olarak bozulduğu anlaşılmakla, mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : 1-Dairemizin 04.03.2014 tarih ve 2014/3322 E. – 2014/6031 K. sayılı BOZMA kararının kaldırılmasına,
2-Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile … 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 04.09.2013 tarihli 2013/135 Esas – 2013/762 Karar sayılı kararının İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları