1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Ceza Dairesi
  4. İDDİANAME’DE YER VERİLEN FACEBOOK MESAJINDAKİ SÖZLER BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE, SANIĞIN EYLEMİNİN SAİR TEHDİT SUÇUNU DEĞİL; VÜCUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLALE YÖNELİK TEHDİT SUÇUNU OLUŞTURDUĞU VE TAKİBİNİN ŞİKAYETE BAĞLI OLMADIĞI

İDDİANAME’DE YER VERİLEN FACEBOOK MESAJINDAKİ SÖZLER BİR BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE, SANIĞIN EYLEMİNİN SAİR TEHDİT SUÇUNU DEĞİL; VÜCUT DOKUNULMAZLIĞINI İHLALE YÖNELİK TEHDİT SUÇUNU OLUŞTURDUĞU VE TAKİBİNİN ŞİKAYETE BAĞLI OLMADIĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir

Özet: TCK’nın 106/1. cümlesi uyarınca dava açıldığı, mahkemece, dosya içerisinde yer alan ve yukarıda yer verilen Facebook mesajına ilişkin belgeler hükme esas alınmasına karşın, yalnızca sanığın söylediği “bak neler edeceğim” sözü esas alınmak suretiyle, sair tehdit suçundan hüküm kurulduğu görülmektedir. Ancak, mahkemece hükme esas alınan ve iddianamede yer verilen Facebook mesajındaki sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin sair tehdit suçunu değil, vücut dokunulmazlığını ihlale yönelik tehdit suçunu oluşturduğu ve takibinin şikayete bağlı olmadığı anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

T.C.
Yargıtay
4. Ceza Dairesi
E: 2015/26672 K: 2016/3108 K.T.: 22.02.2016

 

Tehdit suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümle, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, … Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2015 tarihli ve 2014/1084 esas, 2015/557 sayılı kararının, …Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2015 gün ve 312541 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, mağdurun 01/04/2015 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanı da bulunmaması karşısında, sanık hakkında takibi şikayete bağlı basit tehdit suçundan düşme kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

I- Olay:

Tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, … Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2015 tarihli kararı ile, hakaret ve yaralama suçlarından şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme, tehdit suçundan ise TCK’nın 106/1-2. cümle uyarınca 500 Türk Lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, yüze karşı verilen ve karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olan bu cezanın infazı sırasında, o yer Cumhuriyet Başsavcılığınca tehdit suçundan da düşme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilen sanığın eyleminin, takibi şikayete bağlı sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme:

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun “Kişilere karşı suçlar” başlıklı ikinci kısmının 7. bölümünde, “Hürriyete karşı suçlar” arasında düzenlenmiştir. Bu suçla kişinin huzur, sükun ve güvenlik duygusu içinde yaşaması, bağımsız ve iradi karar alabilme ve bu karar doğrultusunda hareket edebilme hürriyeti korunmak istenmiştir.

Maddedeki düzenlemeye göre suçun temel işleniş şeklî; mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit etmektir.

Suçun daha az cezayı gerektiren ve takibi şikayete bağlı olan şeklînde ise, mağdur malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratılacağından ya da sair bir kötülüğe maruz bırakılacağından bahisle tehdit edilmektedir.Tehdit suçunun temel şeklî ile ikinci fıkradaki nitelikli halleri re’sen takip edilen suçlardandır. TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen sair tehdit suçu ise soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı suçtur.

İnceleme konusu somut olayda;… Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2014 tarihli iddianamesiyle sanık …’in, … isimli sosyal paylaşım sitesi aracılığıyla mağdura gönderdiği mesajlarda, “Lan piç, lan o.. dölü, onu üzmeyin delerim sizi özellikle seni, delikanlıysan buluşarak görüşelim piç, ama olsun bulacam hadi o… dölü varmı yüreğin, o… çocuğu korkundan kaçıyon, bak neler edeceğim piç seni” şeklindeki sözlerle hakaret ve tehdit ettiği iddiasıyla TCK’nın 106/1. cümlesi uyarınca dava açıldığı, mahkemece, dosya içerisinde yer alan ve yukarıda yer verilen facebook mesajına ilişkin belgeler hükme esas alınmasına karşın, yalnızca sanığın söylediği “bak neler edeceğim” sözü esas alınmak suretiyle, sair tehdit suçundan hüküm kurulduğu görülmektedir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan ve iddianamede yer verilen facebook mesajındaki sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin sair tehdit suçunu değil, vücut dokunulmazlığını ihlale yönelik tehdit suçunu oluşturduğu ve takibinin şikayete bağlı olmadığı anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

IV- Sonuç ve Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları