1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Hukuk Dairesi
  4. İDARİ YARGIDA İTİRAZIN İPTALİ BİÇİMİNDE DAVA YOLU BULUNMADIĞINDAN ADLİ YARGIDA YARGI YOLU BAKIMINDAN GÖREVSİZLİK KARARI VERİLEMEYECEĞİ

İDARİ YARGIDA İTİRAZIN İPTALİ BİÇİMİNDE DAVA YOLU BULUNMADIĞINDAN ADLİ YARGIDA YARGI YOLU BAKIMINDAN GÖREVSİZLİK KARARI VERİLEMEYECEĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: İdari yargı yerinde “itirazın iptali” biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. İstem idari yargı yerinde davaya konu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan icra takibi yapılmasına ve icra takibine itiraz üzerine adli yargı yerinden itirazın iptalinin istenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Bu yüzden davacının istemi dinlenebilir nitelikte değildir. Dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası çözümlenerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
E: 2016/15219 K: 2017/167 K.T.: 12.01.2017
Davacı H.E.Ç. tarafından, davalı Gaziantep Valiliği Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü aleyhine 02/09/2015 gününde verilen dilekçeyle itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/04/2016 tarihli kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı idare tarafından yapılan spor müsabakası görevlendirmeleri gereği kendisine ödenmeyen ücret alacaklarına istinaden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek, davalı kurumun icra takibine yönelik itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın istem gibi kabulüne karar verilmiştir.
Davalı kurum, bir kamu kurumu olup, eylem ve işlemleri kamusal nitelik taşımaktadır. Davaya konu alacağın, davalı kurum görevlilerinin kendisine tevdii edilen görevi, kusurlu ve görev gereklerine aykırı olarak yerine getirmesi, davalı kurumun da gerekli tedbirleri almayarak bu duruma engel olmamasından kaynaklandığı savunulduğuna göre; istemin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde değerlendirilmesi gerekmektedir. İtirazın iptali davası sırasında, icra takibinin temelini oluşturan ve aslı da idari eylem olan alacağın varlığının ve kapsamının hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi kabul edilemez.
Diğer yandan, idari yargı yerinde “itirazın iptali” biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. Bu durumda, istem idari yargı yerinde davaya konu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan icra takibi yapılmasına ve icra takibine itiraz üzerine adli yargı yerinden itirazın iptalinin istenmesine yasal olanak bulunmadığından, davacının istemi dinlenebilir nitelikte değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası çözümlenerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarda gösterilen sebeple davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, 12.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları