1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Hukuk Dairesi
  4. İDARİ PARA CEZASINA İLİŞKİN İCRA TAKİBİNE İTİRAZ – SULH CEZA MAHKEMESİ KARARI İLE CEZANIN BİR KISMININ TAKİBE KONU YAPILMASI GEREKTİĞİNİN SABİT OLMASI NEDENİYLE İCRA İNKAR TAZMİNATA HÜKMEDİLMEMESİ GEREKTİĞİ -HAKSIZ TAKİP TAZMİNATINA HÜKMEDİLMEMESİ GEREKTİĞİ

İDARİ PARA CEZASINA İLİŞKİN İCRA TAKİBİNE İTİRAZ – SULH CEZA MAHKEMESİ KARARI İLE CEZANIN BİR KISMININ TAKİBE KONU YAPILMASI GEREKTİĞİNİN SABİT OLMASI NEDENİYLE İCRA İNKAR TAZMİNATA HÜKMEDİLMEMESİ GEREKTİĞİ -HAKSIZ TAKİP TAZMİNATINA HÜKMEDİLMEMESİ GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davalı bankanın idari para cezasına yapmış olduğu itiraz sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının yapmış olduğu başvuru kısmen kabul edilerek idari para cezasının bir kısmına yapılan itirazın reddi ile bir kısmının iptaline karar verilmiştir. Bu karar sonrasında kesinleşen idari para cezası miktarı doğrultusunda 574.546,00-TL davacı kuruma ödenmiştir. İdari para cezasının bir kısmının takibe konu yapılması gerektiği sulh ceza mahkemesinin kararı ile belirlenmiş olduğundan ve davalının da itiraz etmekte haklı olduğu kısmen kabul kararı ile anlaşıldığından davacı taraf lehine icra inkar tazminatına, davalı lehine de haksız takip tazminatına hükmedilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
4. Hukuk Dairesi
E: 2014/9392 K: 2015/5132 K.T.: 27.04.2015
Davacı T… vekili Avukat … tarafından, davalı .. Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü aleyhine 07/11/2013 gününde verilen dilekçe ile idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/12/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece kısmen kabul kararı verilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı bankanın İş Kanunu 101. maddesinde belirtilen özürlü ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna uymaması nedeni ile, banka aleyhine idari para cezası uyguladıklarını, bunun tahsili için icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi ile, idari para cezasının iptali için Sulh Ceza Mahkemesine itiraz ettiklerini belirterek, davacı aleyhine dava konusu tutarın en az %40’ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Sulh Ceza Mahkemesi kararı doğrultusunda, itirazın 574.546,00 TL’lik asıl alacak miktarı yönünden iptali ile bu miktarın 05/06/2013 tarihinde ödenmiş olması nedeni ile asıl alacak miktarı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, takip tarihinden ödeme tarihi olan 05/06/2013 tarihine kadar asıl alacak miktarı olan 574.546,00 TL üzerinden hesap edilecek yasal faiz yönünden itirazın iptali ile takibin devamına ,davacı ve davalı lehine de ayrı ayrı icra inkar tazminatı ve haksız takip tazminatına hükmedilmiştir.
Davalı bankanın idari para cezasına yapmış olduğu itiraz soucunda, Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/1146 değişik iş dosyası ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının yapmış olduğu başvuru kısmen kabul edilerek, idari para cezasının 574.546,00 TL’lik kısmına yapılan itirazın reddi ile, 450.508,00 TL’lik kısmının iptaline karar verilmiştir. Bu karar sonrasında kesinleşen idari para cezası miktarı doğrultusunda 06/05/2013 tarihinde, 574.546,00 TL davacı kuruma ödenmiştir.
Bu durumda, idari para cezasının bir kısmının takibe konu yapılması gerektiği, sulh ceza mahkemesinin kararı ile belirlenmiş olduğundan ve davalının da itiraz etmekte haklı olduğu kısmen kabul kararı ile anlaşıldığından,davacı taraf lehine icra inkar tazminatına, davalı lehine de haksız takip tazminatına hükmedilmiş olması doğru görülmediğinden, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Mahkemece kısmen kabul kararı verilmiş olmasına ve davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olmasına rağmen, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
b) Sulh ceza mahkemesi kararının davalıya tebliğ edildiği tarih, miktarın kesinleştiği tarih olduğundan, bu tarihten, davalı tarafından davacıya yapılan ödeme tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak faiz yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekirken; takip tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiz miktarı yönünden takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiş, bu yönden de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle taraflar lehine (3-a-b) bentlerinde gösterilen nedenle davalı lehine BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenle reddine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları