1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. İCRANIN GERİ BIRAKILMASI – ADİ YAZILI SENETTEKİ İMZANIN BORÇLU TARAFINDA İKRAR EDİLMEMESİ

İCRANIN GERİ BIRAKILMASI – ADİ YAZILI SENETTEKİ İMZANIN BORÇLU TARAFINDA İKRAR EDİLMEMESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Borçlunun sunduğu “ödeme anlaşması” başlıklı adi yazılı belgedeki imza alacaklı tarafından ikrar edilmediğinden İİK’nın 71/1. maddesi kapsamında bir belge değildir. İİK’nın 71/1. maddesine dayanan itfa şikayetinde alacaklı tarafından imzası ikrar edilmeyen belgeye ilişkin imza incelemesi yapılarak sonuca gidilemeyeceği gibi, bedelsiz senedi kullanma suçundan alacaklı aleyhine açılan cezası davasından aldırılan bilirkişi raporu ve Isparta 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 210/265 E. sayılı dava dosyasından verilen mahkumiyet hükmü de, anılan yasada aranan belgelerden değildir.
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2014/15775 K: 2014/18123 K.T.: 23.06.2014
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin 26.06.2006 tarihinde tebliği ve takibin kesinleşmesinden sonra borçlu icra mahkemesine yaptığı başvuruda, alacaklı ile aralarında 01.09.2008 tarihinde anlaşma yaptıklarını, anlaşmada belirtildiği üzere borcun tamamını ödediğini, aynı anlaşmada alacaklının ihtiyati tedbir yoluyla emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasını sağlayacağı ve kesintilerin borçluya iadesinin talep edileceği hususunun da kararlaştırılmasına rağmen emekli maaşından kesintilerin devam ettiğini belirterek emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasını ve dosyada biriken kesintilerin tarafına iadesini istediği, mahkemece ödeme anlaşması başlıklı belgedeki imzanın alacaklıya ait olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile İİK’nın 71. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Başvuru bu hali ile İİK’nın 71/1. maddesine dayalı ödeme olgusu nedeniyle emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılması ve emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemi olup, anılan madde uyarınca borçlu, “takibin kesinleşmesinden sonraki devrede” borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini “her zaman” icra mahkemesinden isteyebilir. Bu istemin kabul edilebilmesi için itfa şikayetinin İİK’nun 71. maddesinde açıklanan nitelikte bir belge ile veya alacaklının kabul beyanıyla kanıtlanması zorunludur.
Somut olayda, borçlunun sunduğu “ödeme anlaşması” başlıklı adi yazılı belgedeki imza alacaklı tarafından ikrar edilmediğinden İİK’nın 71/1. maddesi kapsamında bir belge değildir. İİK’nın 71/1. maddesine dayanan itfa şikayetinde alacaklı tarafından imzası ikrar edilmeyen belgeye ilişkin imza incelemesi yapılarak sonuca gidilemeyeceği gibi, bedelsiz senedi kullanma suçundan alacaklı aleyhine açılan cezası davasından aldırılan bilirkişi raporu ve Isparta 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 210/265E. sayılı dava dosyasından verilen mahkumiyet hükmü de, anılan yasada aranan belgelerden değildir.
O halde mahkemece borçlunun isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan 6100 sayılı HMK’nın ”Taleple Bağlılık İlkesi” başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında ”Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü yer almaktadır. Borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibin iptali istemine ilişkin bir talebi bulunmadığı halde mahkemece taleple bağlılık ilkesinin aşılması suretiyle takibin iptaline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nın 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları