1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. İCRA KEFİLİNİN İCRA EMRİ TEBLİĞİNDEN ÖNCE İCRA KEFİLİ OLMASI – KEFALETİN GEÇERSİZLİĞİ

İCRA KEFİLİNİN İCRA EMRİ TEBLİĞİNDEN ÖNCE İCRA KEFİLİ OLMASI – KEFALETİN GEÇERSİZLİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Somut olayda asıl borçlu F. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapılarak, takibin itiraz olmaksızın kesinleşmesinden sonra şikayetçi H.D.’nin 13/01/2010 tarihinde yapılan menkul haczi sırasında icra kefili olduğu ve emekli maaşının tamamının üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiği, örnek 4-5 icra emrinin ise 26/01/2010 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda muvafakatin, şikayetçi yönünden icra takibi kesinleşmeden önce verildiği, dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 93/1. maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2015/18857 K: 2015/24425 K.T.: 14.10.2015
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçinin icra mahkemesine başvurusu, Ankara 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/15737 Esas sayılı takip dosyasından emekli maaşı üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasına ilişkindir.
5510 sayılı yasanın 93. maddesinde; “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.
5510 sayılı yasanın 93.maddesinde değişiklik getiren ve 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı kanunun 32/2-b maddesi gereği; “Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir” hükmü getirilmiştir.
Buna göre muvafakatin geçerli olması için borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması yeterlidir. Diğer taraftan, hacze muvafakati icra kefili vermiş ise, sadece takip borçlusu yönünden takibin kesinleşmesi yetmez, aynı zamanda icra kefili yönünden de takibin kesinleşmiş olması gerekir.Bu düzenleme usule değil esasa ilişkin olup, İİK’nın 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle uygulanır.
Somut olayda asıl borçlu F. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapılarak örnek 10 numaralı ödeme emrinin 16/09/2009 tarihinde tebliğ edildiği, takibin itiraz olmaksızın kesinleşmesinden sonra şikayetçi H.D.’nin 13/01/2010 tarihinde yapılan menkul haczi sırasında icra kefili olduğu ve emekli maaşının tamamının üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiği, örnek 4-5 icra emrinin ise 26/01/2010 tarihinde tebliğ edildiği bu durumda muvafakatin, şikayetçi yönünden icra takibi kesinleşmeden önce verildiği, dolayısıyla 5838 sayılı kanunun 32.maddesi ile değişik 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 93/1. maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nın 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları