1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 7. Ceza Dairesi
  4. İÇKİ KAÇAKÇILIĞI – ARACIN MÜSADERE EDİLMEDEN İADESİ

İÇKİ KAÇAKÇILIĞI – ARACIN MÜSADERE EDİLMEDEN İADESİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Ele geçen içkilerin, nakil vasıtasının taşıma kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümü oluşturmadığı gibi belirlenen piyasa değeri ile yakalanan içkilerin değeri itibariyle müsaderesinin, TCK’nın 54/3. maddesi kapsamında hakkaniyete aykırı olacağından aracın sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Dava konusu eşya hakkında konusunda uzman bilirkişinin kovuşturma aşamasında tespit ettiği CİF değer üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerin sanık lehine olduğu anlaşılmakla sanığa yeniden bu miktar üzerinden ödeme önerisi tebliğ edilerek, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 34. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 30 günlük sürenin beklenmesinin ardından, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
T.C.
Yargıtay
7. Ceza Dairesi
E: 2013/9167 K: 2014/4816 K: 19.03.2014
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen “bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer gümrük idaresince belirlenen değerdir.” düzenlemesindeki “gümrük idaresince” ibaresinin 30.12.2008 gün ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 esas, 2008/144 karar sayılı karan ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, dava konusu eşya hakkında konusunda uzman bilirkişinin kovuşturma aşamasında tespit ettiği CİF değer üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerin sanık lehine olduğu anlaşılmakla sanığa yeniden bu miktar üzerinden ödeme önerisi tebliğ edilerek, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 34. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 30 günlük sürenin beklenmesinin ardından, sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekmesi karşısında yazılı şekilde hüküm tesisi,
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK`nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Ele geçen içkilerin, nakil vasıtasının taşıma kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümü oluşturmadığı gibi belirlenen piyasa değeri ile yakalanan içkilerin değeri itibariyle müsaderesinin, 5237 sayılı TCK’nın 54/3. maddesi kapsamında hakkaniyete aykırı olacağından aracın sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
SONUÇ : Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları