1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 3. Hukuk Dairesi
  4. HUKUKİ EHLİYETİ OLMAYAN MURİS TARAFINDAN DÜZENLENEN VASİYETNAMENİN İPTALİ

HUKUKİ EHLİYETİ OLMAYAN MURİS TARAFINDAN DÜZENLENEN VASİYETNAMENİN İPTALİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davaya konu vasiyetnamenin düzenlendiği 10.07.2007 tarihinde murisin hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunmadığının Adli Tıp raporuyla belirlendiği, yine murisin Gaziemir Ziraat Bankası Şubesi’nde bulunan ve kızı olan davalı ile müşterek olan hesabından 753.000-TL’nin çekildiği 05.12.2007 tarihinde gerek murisin hukuki ehliyete sahip olmaması, gerekse çekilen paranın miktarı dikkate alındığında bu paranın davalının uhdesinde kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile muris tarafından İzmir 30. Noterliği’nin 10.07.2007 tarih ve 16690 yevmiye numarası ile düzenlenen vasiyetnamenin iptaline karar verilmesin hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
E: 2015/15301 K: 2016/7443 K.T.: 10.05.2016
“İçtihat Metni”
Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2015
NUMARASI : 2009/528-2015/222
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis ve alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm, davalılar vekili ile dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, hükmün duruşmalı olarak incelenmesi dahili davalılar vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 10.05.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden dahili davalılar vekili Av. S.. M.. ile diğer davalılar vekili Av. Ö.. B.. geldi. Karşı taraf davacılar vekili Av. M.. K.. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldügünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesinde; Tarafların babası olan S.. Ö..’ın fiil ehliyeti yerinde olmadığı halde İzmir 30. Noterliğinde 10.07.2007 tarih ve 16690 yevmiye sayılı vasiyetnameyi düzenleyerek taşınmazlarını davalılara bıraktığını, ayrıca S.. Ö.. ile davalılardan L.. K..’ya ait bankadaki ortak hesaptan 05.12.2007 tarihinde 753.000 TL para çekildiğini, emekli aylığı ve kira geliri bulunan S.. Ö..’ın vefat ettiği 11.08.2008 tarihine kadar çekilen parayı harcamış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı ileri sürülerek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 10.07.2007 tarih ve 16690 yevmiye sayılı vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde tenkis hükümlerinin uygulanmasını, ayrıca davacılardan her biri için 40.000’er TL alacağın paranın bankadan çekildiği tarihten işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı L.. K..’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; muris S.. Ö..’ın davaya konu vasiyetnameyi düzenlediği tarihte akıl sağlığının yerinde olduğunu, kamulaştırma bedelinin ise muris tarafından bankadan çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Yargılama sırasında ölen davalı N.. Ö.. ile davacı M.. Ö..’ın mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece; davaya konu vasiyetnamenin düzenlendiği 10.07.2007 tarihinde murisin hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunmadığının Adli Tıp raporuyla belirlendiği, yine murisin Gaziemir Ziraat Bankası Şubesinde bulunan ve kızı olan davalı L.. K.. ile müşterek olan hesabından 753.000 TL nin çekildiği 05.12.2007 tarihinde gerek murisin hukuki ehliyete sahip olmaması, gerekse çekilen paranın miktarı dikkate alındığında bu paranın davalı L.. K..’nın uhdesinde kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile muris S.. Ö.. tarafından İzmir 30. Noterliğinin 10.07.2007 tarih ve 16690 yevmiye numarası ile düzenlenen vasiyetnamenin iptaline, taleple bağlı kalınarak 80.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı L.. K..’dan tahsili ile 1/2’sinin davacı S.. Ö..’a, 1/2’sinin ise ölü davacı M.. Ö.. mirasçılarına ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar L.. K.. ve A.. K.. vekili ile dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz edenin sıfatı ile temyiz nedenlerine göre, davalılar L.. K.. ve A.. K.. vekilinin tüm, dahili davalılar vekilinin ise sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davaya konu alacağın davalı L.. K..’dan talep edilmesine ve mahkemece de istem gibi alacağın bu davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasına rağmen, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan ve yargılama giderlerine dahil olan vekalet ücretinden, davalı N.. Ö.. mirasçıları olan dahili davalıların da sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Kanuna aykırı olan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 6. bendinde yer alan “6-Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 8.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine,” ifadesinin çıkartılarak yerine “6-Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 8.800,00 TL vekalet ücretinin davalılar L.. K.. ve A.. K..’dan tahsili ile davacılara ödenmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen dahili davalılar için takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp dahili davalılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden dahili davalılara iadesine, 10.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları