1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 14. Hukuk Dairesi
  4. HÜKMÜN, İNFAZA ELVERİŞLİ BİÇİMDE KURULMASI GEREKTİĞİ

HÜKMÜN, İNFAZA ELVERİŞLİ BİÇİMDE KURULMASI GEREKTİĞİ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mahkemece hüküm fıkrasında sadece “davanın kabulüne” denilmiş, hükmün infaz biçimine işaret eden başkaca bir beyanda bulunulmamıştır. Bu şekilde kurulan hükmün infaz olanağı olmayacağı açık-seçiktir. İnfaza elverişli hüküm tesis edilmek üzere karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.

T.C.
Yargıtay
14. Hukuk Dairesi
E: 2011/11277 K: 2011/13759 K.T.: 16.11.2011
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.11.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı idare, mülkiyeti Hazineye ait ve idareye tahsis edilen 199 sayılı parsel üzerine davalı şirketin büz döşemek suretiyle oluşan müdahalesinin kal suretiyle giderilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “davanın kabulüne” karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi:
“1- Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
2- Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda ise mahkemece hüküm fıkrasında sadece “davanın kabulüne” denilmiş, hükmün infaz biçimine işaret eden başkaca bir beyanda bulunulmamıştır. Bu şekilde kurulan hükmün infaz olanağı olmayacağı açık-seçiktir.
İnfaza elverişli hüküm tesis edilmek üzere karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Kabul şekline göre de;
Davada, davacı yıkım (kal) isteğinde de bulunduğu halde bu konuda olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları