1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 9. Hukuk Dairesi
  4. HİZMET SÖZLEŞMESİNİN İŞÇİ TARAFINDAN EMEKLİ OLDUKTAN SONRA FESHEDİLMESİ NEDENİYLE İHBAR TAZMİNATINA HAK KAZANILAMAYACAĞI

HİZMET SÖZLEŞMESİNİN İŞÇİ TARAFINDAN EMEKLİ OLDUKTAN SONRA FESHEDİLMESİ NEDENİYLE İHBAR TAZMİNATINA HAK KAZANILAMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Mahkemece her ne kadar davalı işverenin, iş akdinin tazminat hak etmeyecek şekilde sona erdiğini ispat edemediği kabul edilmiş ise de; dosyadaki bilgi ve belgelerden ve tanıkların anlatımlarından hizmet sözleşmesinin emekli olduktan sonra işe gelmeyerek işçi tarafından feshedildiği, bu sebeple işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı ancak ihbar tazminatına hak kazanmadığı açıkça anlaşılmış olup, mahkemece ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı tespit ve değerlendirmeler ile hizmet sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği gerekçesiyle ihbar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
9. Hukuk Dairesi
E: 2014/30780 K: 2016/6840 K.T.: 22.03.2016
DAVA :
A-) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı ağabeyi adına kayıtlı xx xxx xx plakalı araçta 1978 yılı 3. ayı ile 1981 yılı 3. ayı arasında muavin olarak çalıştığını, daha sonra askere gittiğini, dönüşte tekrar 1984 yılında ehliyet alıncaya kadar muavin, aldıktan sonra 2010 yılı Temmuz ayına kadar aralıksız sürücü olarak çalıştığını, en son ücretinin 2.100,00 TL net ücret aldığını, diğer şoför Ömer ile dönüşümlü olarak haftanın 6 günü resmi ve dini bayramlar dahil günde 10 saat çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, davalının sigorta yaptırmaması sebebiyle isteğe bağlı prim ödeyerek 2010 yılı Haziran ayında emekli olduğunu, emeklilik sebebiyle de davalının işten çıkardığını, alacaklarının ödenmediğini, bu sebeple de kıdem ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B-) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalıya ait aracın 9.9.1983 tarihinde kaydedildiğini, bu tarihten önce aracın maliklerinin … ait olduğunu, davacının araçta kar ortağı olarak çalıştığını, sürücü olarak çalışmasa da sürücü olmasının görüntü olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
C-) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, tanık beyanları, trafik tescil kayıtları ve SGK kayıtları birlikte incelendiğinde, davacının 1.1.1987-12.5.2010 tarihleri arasında davalıya ait minibüste çalıştığı, …’ın beyanı dikkate alındığında günlük 50,00 TL yevmiye aldığı, aylık kazancının net 1.300,00TL olduğu, davacı dışında minibüste 3 kişinin daha çalıştığının anlaşılması karşısında, davacının davalı yanında uzun yıllar hizmet akdi ile çalıştığı, çalıştığı süre gözetildiğinde haklı bir neden olmadan ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davalı tarafça da iş akdinin tazminat hak etmeyecek şekilde sona erdiği ispat edilmediğinden, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, kullandırılmayan ve karşılığında ödendiği ispat edilmeyen yıllık izin alacağının olduğu, haftalık 45 saati aşan fazla çalışmasının bulunduğu ispat edilmediğinden fazla mesai alacağı olmadığı kanaati ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin alacağının kabulüne, fazla mesai alacağının reddine karar verilmiştir.
D-) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E-) Gerekçe:
1-)Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davacı, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı işveren ise, davacının, kendi istemi ile işten ayrıldığını savunmuştur.
Mahkemece her ne kadar davalı işverenin, iş akdinin tazminat hak etmeyecek şekilde sona erdiğini ispat edemediği kabul edilmiş ise de; dosyadaki bilgi ve belgelerden ve tanıkların anlatımlarından hizmet sözleşmesinin emekli olduktan sonra işe gelmeyerek işçi tarafından feshedildiği, bu sebeple işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı ancak, ihbar tazminatına hak kazanmadığı açıkça anlaşılmış olup, mahkemece ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı tespit ve değerlendirmeler ile hizmet sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği gerekçesiyle ihbar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde ilgiliye iadesine, 22.3.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları