1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 17. Hukuk Dairesi
  4. HAYAT SİGORTASI – HAYAT SİGORTA POLİÇESİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT – RAHATSIZLIĞIN GİZLENMESİ – İSPAT YÜKÜ

HAYAT SİGORTASI – HAYAT SİGORTA POLİÇESİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT – RAHATSIZLIĞIN GİZLENMESİ – İSPAT YÜKÜ

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Dava, dava dışı bankadan alınan kredi dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından yapılan hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıların murisinde poliçe imzalanmadan önce mide rahatsızlığı bulunmakta ise de muris “mide kanseri” hastalığını ilk kez 14.01.2011 tarihinde yapılan teşhis sonucu öğrenmiştir.Davalı sigorta şirketi ile davacıların murisi S.K.arasında hayat sigortası poliçesi 13.01.2011 tarihinde imzalanmış olup muris poliçenin imzalanmasından sonra kanser hastalığını öğrenmiş olup bu rahatsızlığını gizlemesi söz konusu değildir.Kaldı ki mide kanseri hastalığının muris tarafından gizlendiği ve rizikonun murisin bu rahatsızlığını gizlemesinden kaynaklandığı ispat yükü kendisine düşen davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiştir. Bu halde; işin esasına girilerek, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
 
T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
E: 2014/402 K: 2015/11229 K.T.: 02.11.2016
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2013
NUMARASI : 2012/564-2013/513
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi S. K.’un dava dışı Şekerbank’tan zirai kredi çektiğini, kredi çektiği banka ile anlaşmalı davalı sigorta şirketince murise hayat sigortası yapıldığını, kredi sözleşmesi devam ederken murisin yakalandığı mide kanseri hastalığı sonucu vefat ettiğini, davalı sigorta şirketinden bankaya kredi borcunu ödemesi için başvurulduğunu ancak davalı sigorta şirketince zararın teminat dışı olduğu belirtilerek kredi borcunun ödenmediğini, müvekkillerin aleyhine dava dışı banka tarafından yapılan icra takibi nedeniyle davacıların tüm kredi borcunu faiziyle birlikte ödemek zorunda kaldıklarını belirterek 30.000,00 TL sigorta bedeli ile fazladan ödemek zorunda kaldıkları 18.500,00 TL nin mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davacıların tazminat talebinin muris beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve hastalığını gizlediği için teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, murise kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihten bir gün sonra “mide kanseri” teşhisi konduğu, murisin rahatsızlığının teşhis sürecini beklemiş olsa idi bu sözleşmesinin imzalanmayacağı, murisin poliçedeki “daha önce mide rahatsızlığınız var mı? sorusuna hayır cevabı verdiği ve rahatsızlığını gizlediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dava dışı bankadan alınan kredi dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından yapılan hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına göre davacıların murisinde poliçe imzalanmadan önce mide rahatsızlığı bulunmakta ise de muris “mide kanseri” hastalığını ilk kez 14.01.2011 tarihinde yapılan teşhis sonucu öğrenmiştir.Davalı sigorta şirketi ile davacıların murisi S.K.arasında hayat sigortası poliçesi 13.01.2011 tarihinde imzalanmış olup muris poliçenin imzalanmasından sonra kanser hastalığını öğrenmiş olup bu rahatsızlığını gizlemesi söz konusu değildir.Kaldı ki mide kanseri hastalığının muris tarafından gizlendiği ve rizikonun murisin bu rahatsızlığını gizlemesinden kaynaklandığı ispat yükü kendisine düşen davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiştir. Bu halde; işin esasına girilerek, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları