1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 4. Ceza Dairesi
  4. HAKSIZ GÖZALTINA ALMA – KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ VE GÜVENLİĞİ HAKKININ İHLALİ -KOLLUK GÖREVLİLERİNİN YASAL OLARAK GÖREVLENDİRİLMEDİKÇE VE KİŞİLERİN RIZASI OLMAKSIZIN KISA SÜRELİ DE OLSA KİŞİLERİ ALIKOYAMAYACAĞI

HAKSIZ GÖZALTINA ALMA – KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ VE GÜVENLİĞİ HAKKININ İHLALİ -KOLLUK GÖREVLİLERİNİN YASAL OLARAK GÖREVLENDİRİLMEDİKÇE VE KİŞİLERİN RIZASI OLMAKSIZIN KISA SÜRELİ DE OLSA KİŞİLERİ ALIKOYAMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Kolluk görevlileri yasal olarak verilmiş bir görev olmadıkça, hak ve özgürlükleri sınırlayıcı işlemler yapamaz. Kişilerin, isteği olmaksızın kısa süre için de olsa kolluk görevlileri tarafından alıkonulması, gözaltına alma olarak tanımlandığından, kendi isteği olmaksızın kişilerin böyle bir muameleye tabi tutulması ancak kanundaki düzenlemeler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Bu düzenlemelerde aranan koşullar bulunmadığı ve uymak zorunda bulundukları yasal bir zorunluluk olmadığı sürece kişilerin tutulması, alıkonulması, araçta ya da karakolda bekletilmesi ise haksız gözaltına almadır.
T.C.
Yargıtay
4. Ceza Dairesi
E: 2004/21680 K: 2006/9696 K.T.: 19.04.2006
DAVA: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
KARAR: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nce 18.05.1954 tarihinde onaylanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesi, Anayasa’nın 19/2, Polis Vazife ve Salahiyet Yasası’nın 13. ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYY’nin 127-131, 5271 CYY’nin 90-98 maddeleri ile Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 5. maddelerinde hangi koşullarda kişilerin yakalanıp gözaltına alınabileceği belirlenmiş; yine anılan sözleşmenin 8, Anayasa’nın 21, 1412 sayılı CYY’nin 94-99, 5271 CYY’nin 116-121. maddeleri ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 7 ve 8. maddelerinde bir suç sebebiyle kolluk görevlileri tarafından kişilerin konutuna müdahale edebilmenin koşulları açıklanmıştır.
Anılan sözleşmenin yanında Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan “kişi özgürlüğü ve güvenliği” ile “kişilerin özel hayatı, aile hayatının gizliliği, konut dokunulmazlığı” ilkeleri çağdaş hukuk düzeninin vazgeçilmez bir parçası olarak kabul edilen insan haklarının en temel ilkeleri arasında yer almaktadır. Kolluk görevlilerinin yasal olarak verilmiş bir görev olmadıkça, hak ve özgürlükleri sınırlayıcı işlemler yapmasına olanak bulunmamaktadır. Kişilerin, isteği olmaksızın kısa süre için de olsa kolluk görevlileri tarafından alıkonulması, gözaltına alma olarak tanımlandığından, kendi isteği olmaksızın kişilerin böyle bir muameleye tabi tutulması, ancak yukarda sayılan düzenlemeler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Sözü edilen düzenlemelerde aranan koşullar bulunmadığı ve uymak zorunda bulundukları yasal bir zorunluluk olmadığı
Somut olayda, yakınanların evlerinde arama yapmayı haklı gösterecek arama konusunda verilmiş hakim kararı olmadığı gibi hakim kararı olmadan arama yapılabilecek durumlara ilişkin Yasada öngörülen koşullardan herhangi birinin gerçekleşmemesine, diğer yandan yakınanların gözaltına alınmalarını haklı gösterecek yasal bir neden de bulunmamasına karşın, salt yakınanlardan birinin de karıştığı ileri sürülen hırsızlık suçunun şüphelisi olarak aranan bir başka kişinin yakalanabilmesi amacıyla, gece saat 04.00 sıralarında yakınanların kapısına gelerek, aramakta oldukları M.G. adlı kişinin adresinin yakınanlarca bilinebileceği düşüncesiyle, önce A.T.’nin zilini çalarak kendisini sordukları, onu bulamayınca kardeşi H.T.’nin evine girerek arama yapıp, onu polis aracına aldıkları, daha sonra da evde olduğunu öğrendikleri A.T.’nin evinde arama yapmak için girdikleri, ancak onun direnmeleriyle karşılaşınca evden ayrılıp H.T.’yi de araca bindirip karakola götürerek yaklaşık yarım saat beklettikten sonra serbest bıraktıkları kabul edilmesi karşısında; soruşturma evresinde ifadeleri alınan ve olayla ilgili bilgisi bulunan tanıklar S.N.E, C.B. ve E.T. dinlenip, yakınan H.T.’yi gözaltına alma konusunda yetki kullanan görevli ile sanıklardan hangilerinin yakınanların evlerine girdiği belirlendikten sonra; yasalarda öngörülen hükümlere uymaksızınsürece kişilerin tutulması, alıkonulması, araçta ya da karakolda bekletilmesini ise haksız gözaltına alma olarak nitelendirmek gerekmektedir.
a) Yakalama işlemi gerçekleştiren sanığın eyleminin özgürlüğü sınırlama;
b) Yakınanların evlerine girdiği saptanan sanıklar yönünden de, memurun konut dokunulmazlığını bozma suçlarının oluşacağı gözetilmeden, “yakalamalı ve aramalı konumunda olan kişileri araştırmak ve bu kişilerin suç işlemelerini önlemek amacıyla eylemlerin gerçekleştirildiği” ve yakınanların arama konusunda izin verdiklerine ilişkin beyanları olmadığı ve bu yönde tutanak bulunmadığı halde, “rıza dahilinde yasal işlemler yapıldığı” biçiminde yetersiz gerekçelerle beraat kararları verilmesi,
SONUÇ: Yasaya aykırı ve O yer C. Savcısı’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak hükmün bozulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.04.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları