1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 12. Hukuk Dairesi
  4. HACİZ MÜZEKKERESİNE ÜÇÜNCÜ KİŞİ TARAFINDAN HACİZ KONULAMAYACAĞI

HACİZ MÜZEKKERESİNE ÜÇÜNCÜ KİŞİ TARAFINDAN HACİZ KONULAMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Alacaklının borçlunun hak ve alacakları ile malları üzerine doğrudan haciz konulmasıyla ilgili haciz müzekkereleri haciz ihbarnamelerinden faklı olarak üçüncü kişi nezdinde kesinleşen haciz konusu bir alacak oluşmaz. Şikayetçi üçüncü kişiye gönderilen haciz müzekkeresine üçüncü kişi tarafından haciz konulamaması ve nedeni bildirildiğinden ve üçüncü kişi üzerinde bir alacaktan söz edilemeyeceğinden üçüncü kişiye yeniden yazı yazılarak nezdindei paraların icra dosyasına ödenmesinin istenmesi doğru değildir.

T.C.
Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
E: 2011/5609 K: 2011/22784 K.T.: 02.11.2011

DAVA: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği düşünüldü:
KARAR: Borçlu hakkında takibin kesinleşmesinden sonra alacaklının İİK’nın 78. ve müteakip maddeleri gereğince borçlunun hak; alacak ve malları üzerine doğrudan haciz konulmasını isteme hakkı vardır. Alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce, İİK’nın 78. maddesi gereği borçlunun şikayetçi 3. kişideki hak ve alacaklarına doğrudan haciz müzekkeresi gönderilmesi halinde, 3. kişinin, borçluya ait hak ve alacak var ise haciz gereği işlem yapması, yok ise haczedilecek mal ve hak bulunmadığını icra dairesine bildirmesi gerekir.
Öte yandan İİK’nın 89. maddesi gereğince, borçlunun üçüncü kişi nezdindeki hak ve alacağının, anılan madde koşullarında 3. şahsa 89/1 ve 2. haciz ihbarnamesi tebliği suretiyle de haczi mümkündür. Her iki hal İİK’da farklı madde ve düzenlemeye bağlanmış olup, sebep ve sonuçları değişiklik arzeder. İİK’nın 78. maddesi gereği 3.kişiye doğrudan haciz müzekkeresi gönderilmek suretiyle, borçluya ait hak ve alacaklar üzerine haciz konulması halinde, üçüncü kişi tarafından yapılması gereken iş, borçluya ait hak ve alacak var ise haciz gereği işlem yapmak, yok ise haczedilecek mal ve hak bulunmadığını icra dairesine bildirmekten ibarettir. İİK’nın 89. maddesinden farklı olarak üçüncü kişinin doğrudan İİK’nın 78. maddesine göre istenen haciz sebebiyle anılan işlemlerin dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, salt haciz müzekkeresinin yazılmasıyla üçüncü kişi nezdinde kesinleşen haciz konusu bir alacak oluşmaz.
Somut olayda şikayetçi üçüncü kişiye gönderilen 07.06.2010 tarihli haciz müzekkeresi, İİK’nın 78. maddesi kapsamında olup, İİK’nın 89. maddesi anlamında haciz ihbarnamesi niteliğinde olmadığından ve üçüncü kişi tarafından 14.06.2010 tarihli cevabi yazıyla haciz konulamamasının nedeni de bildirildiğinden, üçüncü kişi nezdinde kesinleşen bir alacaktan söz edilemez. Bu sebeple 3. kişiye yeniden yazı yazılarak nezdindeki paraların icra dosyasına ödenmesinin istenmesi doğru değildir.
O halde mahkemece şikayetin kabulüyle memurluk işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları