1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 15. Ceza Dairesi
  4. GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNUN UNSURLARI

GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNUN UNSURLARI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Olayda avukat olarak çalışan sanığın, suç tarihinde katılandan vekalet ücreti ve masraf olarak 1000 Euro aldığı, ancak daha sonra gerekmediği halde ek masraf adı altında katılandan 3.767 Euro daha istediği, katılanın da sanığın söylediklerine inanarak söz konusu parayı banka havalesiyle sanığa gönderdiği, katılanın bilahare vermiş olduğu paranın gerekli olmadığını öğrenip geri istemesine rağmen sanığın parayı iade etmediği,bu şekilde sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilmiştir. Sanık ile katılan arasındaki anlaşmazlığın vekalet ücretinin verilip verilmediği kapsamında kalıp hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
15. Ceza Dairesi
E: 2013/8983 K: 2015/22534 K.T.: 12.03.2015
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

…Barosuna kayıtlı avukat olarak çalışan sanığın, suç tarihinde katılan İ… ile anlaşarak katılan aleyhine verilen …12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/110 sayılı kararını temyiz edip dosyayı Yargıtayda takip etmek üzere vekalet ücreti ve masraf olarak 1000 Euro aldığı, ancak daha sonra gerekmediği halde ek masraf adı altında katılandan 3.767 Euro daha istediği, katılanın da sanığın söylediklerine inanarak söz konusu parayı banka havalesiyle sanığa gönderdiği, katılanın bilahare vermiş olduğu paranın gerekli olmadığını öğrenip geri istemesine rağmen sanığın parayı iade etmediği,bu şekilde sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,

Sanık ile katılan arasındaki anlaşmazlığın vekalet ücretinin verilip verilmediği kapsamında kalıp hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları