1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 21. Ceza Dairesi
  4. GÖREVSİZ MAHKEME AÇILAN VE REDDEDİLEN DAVANIN AVUKAT TARAFINDAN GÖREVLİ VE YETKİLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE AÇILMAMASI – İHMALİ DAVRANIŞLA GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU – AÇILMAYAN DAVA İÇİN SAHTE TEVZİ FORMU VE DURUŞMA ZAPTI DÜZENLENMESİ – ONAYSIZ FOTOKOPİ NİTELİĞİNDE OLAN SURET BELGELERİN ALDATICILIK NİTELİĞİ BULUNMAMASI NEDENİYLE BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU OLUŞMAYACAĞI

GÖREVSİZ MAHKEME AÇILAN VE REDDEDİLEN DAVANIN AVUKAT TARAFINDAN GÖREVLİ VE YETKİLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDE AÇILMAMASI – İHMALİ DAVRANIŞLA GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU – AÇILMAYAN DAVA İÇİN SAHTE TEVZİ FORMU VE DURUŞMA ZAPTI DÜZENLENMESİ – ONAYSIZ FOTOKOPİ NİTELİĞİNDE OLAN SURET BELGELERİN ALDATICILIK NİTELİĞİ BULUNMAMASI NEDENİYLE BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU OLUŞMAYACAĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: …. Barosu’na kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, davacı mağdur vekili sıfatıyla davalı Sağlık Bakanlığı aleyhine açtığı iptal davası neticesinde mahkemece verilen 14.08.2008 tarihli ve …. sayılı karar ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesinden sonra görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde süresi içinde yeni bir dava açmayarak müvekkili olan mağdurun mağduriyetine sebep olduğu olayda; sanığın eyleminin TCK’nın 257/2 maddesi uyarınca ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı kanunun 257/1 maddesi ile hüküm kurulması, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede; …. Barosu’na kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, davacı mağdur vekili sıfatıyla davalı Sağlık Bakanlığı aleyhine açtığı iptal davası neticesinde mahkemece verilen 14.08.2008 tarihli ve… sayılı karar ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesinden sonra görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde süresi içinde yeni bir dava açmadığı halde …4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/566 esas sayısına kayden dava açtığı izlenimini vermek amacıyla 09.06.2009 tarihli sahte tevzii formu ve 18.02.2010 tarihli sahte duruşma zaptı düzenleyerek müvekkili olan mağdura göndermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı, somut olayda dava konusunu oluşturan belgelerin faks yoluyla gönderilen belgeden ibaret olup asıllarının veya onaylı bir suretlerinin ele geçirilemediği cihetle, yüklenen sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
21. Ceza Dairesi
E: 2015/6131 K: 2016/1633 K.T.: 24.02.2016
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : …. 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma
1-) Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
a)…. Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, davacı mağdur vekili sıfatıyla davalı Sağlık Bakanlığı aleyhine açtığı iptal davası neticesinde mahkemece verilen 14.08.2008 tarihli ve …. sayılı karar ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesinden sonra görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde süresi içinde yeni bir dava açmayarak müvekkili olan mağdurun mağduriyetine sebep olduğu olayda; sanığın eyleminin TCK’nın 257/2. maddesi uyarınca ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanunun 257/1. maddesi ile hüküm kurulması,
b-) Kararın bir suretinin Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü ve… Barosuna gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
…. Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, davacı mağdur vekili sıfatıyla davalı Sağlık Bakanlığı aleyhine açtığı iptal davası neticesinde mahkemece verilen 14.08.2008 tarihli ve… sayılı karar ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesinden sonra görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde süresi içinde yeni bir dava açmadığı halde …4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/566 esas sayısına kayden dava açtığı izlenimini vermek amacıyla 09.06.2009 tarihli sahte tevzii formu ve 18.02.2010 tarihli sahte duruşma zaptı düzenleyerek müvekkili olan mağdura göndermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı, somut olayda dava konusunu oluşturan belgelerin faks yoluyla gönderilen belgeden ibaret olup asıllarının veya onaylı bir suretlerinin ele geçirilemediği cihetle, yüklenen sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları