1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 9. Ceza Dairesi
  4. GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME – BASİT TIBBİ MÜDAHALE İLE GİDERİLEBİLİR YARALAMA – EK SAVUNMA HAKKI

GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME – BASİT TIBBİ MÜDAHALE İLE GİDERİLEBİLİR YARALAMA – EK SAVUNMA HAKKI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Görevi yaptırmamak için direnme suçuna ilişkin hükmün incelenmesinde; PKK terör örgütünün propagandasına dönüştürülen cebir ve şiddete dayalı gösterilerin gerçekleştirildiği sokakta, yanında diğer sanıklar da bulunduğu halde sevk ve idare ettiği otomobille seyreden sanığın aynı sokakta yasadışı gösterilere müdahale etmekte olan kolluk görevlileriyle karşılaşması, görevlilerin yakın mesafeden ve seyir yönünü kapatacak şekilde kendisine doğru topluca ilerleyerek yaptıkları dur ihtarı üzerine kısa bir süre yavaşlaması, araçta bulunan diğer sanıkların da istek ve ısrarı üzerine durmayıp aralarına girmesi ve kolluk görevlilerinden katılana çarparak basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanmasına neden olup olay yerinden kaçması şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların kasıtları, eylemin işleniş şekli, katılanın raporu dikkate alındığında, eylemin; kasten yaralama ve birden fazla kişiyle birlikte silahtan sayılan araba ile birden fazla görevli memura karşı direnme suçunu oluşturduğu, ancak yaralamanın derecesine göre kasten yaralama suçundan ayrı ceza verilemeyeceği ve sanıklar hakkında eylemin işleniş şekli dikkate alınarak üst sınırdan sadece zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme hükmü uyarınca ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, değerlendirmede yanılgıya düşülerek hüküm kurulması, olası kastla kasten öldürmeye teşebbüs suçundan dava açılmasına rağmen ek savunma hakkı tanınmadan kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırıdır.

T.C.
Yargıtay
9. Ceza Dairesi
E: 2014/4621 K: 2014/8260 K.T.: 08.07.2014

DAVA: Hükmedilen cezaların sürelerine göre şartları bulunmadığından sanık M.E. müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 Sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık F.Y. yönünden duruşmalı, diğer sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
KARAR: Sanık Z.G. hakkında 16.02.2010 tarihli hükmün temyiz edilmeden kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, 9.7.2013 tarihinde verilen mahkumiyet kararı yok hükmünde olduğundan anılan sanık yönünden temyiz incelemesi yapılmasına yer olmadığına,
Sanık Z.G. dışındaki diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
1-) Sanıklar F.Y., M.E., F.D., M.B., N.U. ve A.E. hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, sanıklar F.D. ile M.B. hakkında ayrıca görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair savunmalarının aksine, mahkumiyetlerine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-) Sanıklar F.Y., M.E., N.U. ve A.E. hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu ile sanık F. Y. hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlere dair temyize gelince;
a-) Sanıkların savunmaları, tanık beyanları, katılan hakkında düzenlenen doktor raporları, olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, olayın seyrine dair görüntü kaydı ile tüm dosya kapsamına göre; PKK terör örgütünün propagandasına dönüştürülen cebir ve şiddete dayalı gösterilerin gerçekleştirildiği sokakta, yanında sanıklar M.E., N.U. ve A.E. de bulunduğu halde sevk ve idare ettiği otomobille seyreden sanık F.Y.’nin aynı sokakta yasadışı gösterilere müdahale etmekte olan kolluk görevlileriyle karşılaşması, görevlilerin yakın mesafeden ve seyir yönünü kapatacak şekilde kendisine doğru topluca ilerleyerek yaptıkları dur ihtarı üzerine kısa bir süre yavaşlaması, araçta bulunan diğer sanıkların da istek ve ısrarı üzerine durmayıp aralarına girmesi ve kolluk görevlilerinden katılana çarparak basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanmasına neden olup olay yerinden kaçması şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların kasıtları, eylemin işleniş şekli, katılanın raporu dikkate alındığında, eylemin; TCK’nın 86/2-3-c, 265/1-3-4, 43/1-2. maddelerinde düzenlenen kasten yaralama ve birden fazla kişiyle birlikte silahtan sayılan araba ile birden fazla görevli memura karşı direnme suçunu oluşturduğu, ancak yaralamanın derecesine göre TCK’nın 65/5. maddesi uyarınca kasten yaralama suçundan ayrı ceza verilemeyeceği ve sanıklar hakkında eylemin işleniş şekli dikkate alınarak üst sınırdan sadece TCK’nın 265/1-3-4, 43/1-2. maddeleri uyarınca ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-) 1 numaralı bozma sebebi dikkate alındığında, tayin olunan cezadan 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
c-) Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık F.Y. hakkında olası kasıtla kasten öldürmeye teşebbüs suçundan dava açılmasına rağmen ek savunma hakkı tanınmadan kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
SONUÇ: Kanuna aykırı, sanıklar F.Y., F.D. ve M.B. müdafileri ve sanıklar N.U., A.E. ve F.Y.’nin temyiz dilekçeleri ile duruşmalı inceleme sırasında sanık F.Y. müdafinin ileri sürdüğü temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık F.Y.’nin TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için Adana Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 08.07.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları