1. Anasayfa
  2. Yargıtay
  3. 22. Hukuk Dairesi
  4. FARK PRİM ALACAĞI İSTEMİNİN REDDİ – İŞVERENİN YÖNETİM HAKKI – ORGANİZASYONDA DEĞİŞİKLİK YAPARAK DAVACININ GELİRİNDE AZALMANIN ÇALIŞMA ŞARTLARINDA ESASLI DEĞİŞİKLİĞE NEDEN OLDUĞU – İŞVERENİN YÖNETİM HAKKINI KÖTÜYE KULLANDIĞI VEYA KASTEN GELİRDE AZALMAYA SEBEP OLDUĞUNUN İSPATLANAMADIĞI

FARK PRİM ALACAĞI İSTEMİNİN REDDİ – İŞVERENİN YÖNETİM HAKKI – ORGANİZASYONDA DEĞİŞİKLİK YAPARAK DAVACININ GELİRİNDE AZALMANIN ÇALIŞMA ŞARTLARINDA ESASLI DEĞİŞİKLİĞE NEDEN OLDUĞU – İŞVERENİN YÖNETİM HAKKINI KÖTÜYE KULLANDIĞI VEYA KASTEN GELİRDE AZALMAYA SEBEP OLDUĞUNUN İSPATLANAMADIĞI

Yazdırılabilir versiyonu indir
Özet: Davalıya ait hastane iş yerinde bazı doktorların iş sözleşmesinin feshedildiği, değişik alanlarda uzman bazı doktorların işe başlatıldığı ve bu organizasyon değişikliği sonucu, doktor olarak çalışan davacının primlerinde azalma meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde davalı işverenin yönetim hakkı kapsamında organizasyonda değişiklik yapması sonucunda, davacının gelirinde azalma ve dolayısıyla çalışma şartlarında esas tarzda değişiklik meydana gelmiş olup, bu durum davacı yönünden fesih için haklı sebep teşkil etmekte ise de davalının yönetim hakkını kötüye kullandığı veya davacının gelirinde kasten azalmaya sebep olduğu ispatlanamadığından, davacının fark prim alacağının kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca, davacının prim alacağı talebinin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
E: 2013/24301 K: 2015/612 K.T.: 20.01.2015
DAVA : Taraflar arasındaki, davacı karşı davalı kıdem tazminatı, ücret alacağı, prim alacağı ile fazla mesai alacaklarının tahsiline davalı karşı davacı ise ihbar tazminatı alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı karşı davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.01.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı karşı davacı vekili ile karşı taraf vekili geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR :
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı karşı davalı işçi, iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, prim ve ödenmeyen ücret alacakları istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı karşı davacı işveren vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalıkarşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- ) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- ) Taraflar arasında davacının prim alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşverenin vereceği talimatlarla, Anayasa ve kanunların emredici hükümleri ile toplu ve bireysel iş sözleşmeleri hükümlerine aykırı olmamak üzere, işin yürütümü ve işçilerin iş yerindeki davranışlarını düzenleyebilme hakkına yönetim hakkı denir. İşveren, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca, yönetim yetkisi kapsamındaki bu hakkını kullanırken, keyfi davranmamalı, iş yeri değişikliği ile ilgili işletmesel kararı alırken dürüst olmalıdır.
Somut olayda, davalıya ait hastane iş yerinde bazı doktorların iş sözleşmesinin feshedildiği, değişik alanlarda uzman bazı doktorların işe başlatıldığı ve bu organizasyon değişikliği sonucu, doktor olarak çalışan davacının primlerinde azalma meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde davalı işverenin yönetim hakkı kapsamında organizasyonda değişiklik yapması sonucunda, davacının gelirinde azalma ve dolayısıyla çalışma şartlarında esas tarzda değişiklik meydana gelmiş olup, bu durum davacı yönünden fesih için haklı sebep teşkil etmekte ise de, davalının yönetim hakkını kötüye kullandığı veya davacının gelirinde kasten azalmaya sebep olduğu ispatlanamadığından, davacının fark prim alacağının kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca, davacının prim alacağı talebinin reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Yazdırılabilir versiyonu indir

Bu içtihat yardımcı oldu mu?

Aynı Dairenin Başka İçtihatları